28 Mart 2010 Pazar

ZÜLKARNEYN VE MEHDİ


Tüm olarak, yeryüzünün meliki dört tanedir. onların ikisi müminlerden, ikisi de kafirlerdendir.
Zülkarneyn ve Süleyman müminlerdendir.
Nemrud ve Buhtunnasir ise kafirlerdendir.
Yere besinci olarak ehl-i beytimden biri sahip olacaktir.
Yani Mehdi 
Mektubat-i Rabbani, 2/251
Kitab ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman, 32
Mehdi tıpkı Zülkarneyn ile Süleyman gibi bütün dünyaya hükmedecek.
El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 32
Kıyamet Alametleri, 183
Ibni Cevzi, Tarih isimli eserinde Ibni Abbas'tan tahric etti:
yeryüzüne dört kişi malik olmuştur. İkisi mümin, ikisi kafirdir. Müminler, Zülkarneyn ve Süleyman (a.s.) kafirler ise Nemrud ve Buhtunnasir'dir. Beşinci olarak ehlibeytim'den birisi gelecek ve O'da dünyaya malik olacaktır.
Kitab ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman , 10



Bugüne kadar Müslümanlardan dünyaya hakim olmus iki lider vardır. Hz. Zülkarneyn ve Süleyman (a.s.) Dünyaya hakim olacak üçüncü müslüman lider hadis-i serifin "tipki Zülkarneyn ve Süleyman gibi" diye haber verdigi Hz. Mehdi (a.r.) dir. Bu benzerlikten gidilerek Hz. Zülkarneyn ve Süleyman (a.s.) da görülen özelliklerin, aynı onlar gibi dünyaya hakim olacak Hz. Mehdi'de de görülmesi beklenebilir.

Zül-karneyn mana itibariyle "iki cihetli" ve "iki çagli", " miğferinde iki boynuz olan"  veya "saçi iki bölük olan" demektir. Sayilan bu özellikler Mehdi'de de bazi cihetlerden görülebilir. Fakat biz asil olarak ayet ve hadislerde tesbit ettiğimiz benzer özellikleri verecegiz.

Zülkarneyn kissasi, Kur'an-i Kerim'de Ashab-ı Kehf kısasının anlatıldığı Kehf suresinde geçmektedir. Pek latif bir tevafuk, bu kıssa 80'li ayetlerde anlatılmaya başlanır.

18/83- Sana (Ey Muhammed,) Zu'l-Karneyn hakkında sorarlar.
De ki: Size, ondan 'öğüt ve hatırlatma olarak' (bazı bilgiler) vereceğim.



Kur'an-ı Kerim Hz. Zülkarneyn 'den haber verirken, hadisler de Hz. Mehdi'den haber vermektedir.

Mehdi'nin geleceğine dair sahih hadisler tevatür derecesindedir.
Kıyamet Alametleri, 193 



18/84- Gerçekten, biz ona yeryüzünde sapasaglam bir iktidar verdik ve ona her seyden bir yol (sebep) verdik. 


Bu ayetin tefsirlerinde Hz. Zülkarneyn'in yeryüzünde kudrete erdirilmesi, onun dünyaya hakim olduğu şeklinde izah edilmiştir. Yine onun çesitli ilahi yardımlara (ilim, tasarruf) kavuştuğu haber verilmiştir.
Mehdi'nin de dünyaya hakim olacağını hadislerden öğreniyoruz.

Abdullah b. Mesud'dan rivayet edilmiştir:
Mehdi dünyaya sahip olur.

Ramuz el-Ehadis,1/135
Dünyadan bir gün bile kalsa Allah, o günü uzatıp benim ehl-i beytimden birisini dünyaya hakim kılmak için gönderecektir.
El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar,24


Mehdi'de Zülkarneyn gibi Allah'tan (c.c.) yardım görmektedir. (Vehbi ilmi buna misaldir.)
Mehdi bizden ehl-i beyt'tendir. Allah (c.c.) onu bir gecede ıslah eder, olgunlaştirir. (Ona imamet makamı ve harikulade haller verip insanliğa gönderir.)

18/85- O da, bir yol tuttu.


Hz. Zülkarneyn'in, anlatilan kissasinda 3 yol takip ettiği; birinci olarak doğudan batıya, sonra batıdan doğuya, üçüncüde kuzeye doğru yol aldığı bildirilmektedir. Bunlar, ayetlerin asıl anlamlarıdır. Ayrıca bu ayeti kerimeler, "tıpki Zülkarneyn gibi" diye benzetme yapılan Hz. Mehdi'ye ve  onun da 3 ayrı yol tutmasına işareten bakabilir. (Allahualem)
Hz. Zülkarneyn (a.s.) efendimizin yolculuğunda mühim bir safhada önemli bir olay ayetlerde şöyle izah ediliyor:

18/86- Sonunda güneşin battığı yere kadar ulaştı ve onu kara çamurlu bir gözede batmakta buldu, yanında bir kavim gördü. Dedik ki: "Ey
Zu'l-Karneyn, (istiyorsan onları) ya azaba uğratırsın veya içlerinde güzelliği (geçerli ilke) edinirsin."



Gide gide güneşin battığı yere ulaşınca

Bilindiği gibi her ne kadar gidilirse gidilsin, güneş (kutup daireleri hariç) dünyanın her tarafından hergün doğar ve batar. Fakat
ayet-i celilede özellikle güneşin battığı belli bir yer ve belli bir zamandan bahsedilmektedir.
Güneşi sıcak

Bu güneş sıcak bir ortamda gözden kayboluyor
ve karabalçıklı

Güneşin kaybolduğu çevre batak ve pis bir yer
bir gözede batıyor buldu

güneş küçük bir mahalde batıyor, gizleniyor.

Ayetin son kısmında ise, güneşin battığı batak yerde zulüm yapan zalimleri olan bir kavmin varlığından bahdesediliyor. Bu güneşin batması ile zalimlerin alakası nedir acaba?
Güneşin gözlerden kaybolması  olayından hemen sonra haksız yere insanlara sıkıntı ve acı veren, din karşıtı davranışlarda bulunan zalimlerden bahsedilmesi çok manidardır.
Bir sonraki ayet bu hususu daha da açıklığa kavuşturuyor.

18/87- Dedi ki: "Kim zulmederse biz onu azablandıracağız, sonra Rabbine döndürülür, O da onu görülmemis bir azabla azablandırır."


88. ayette de müminlere müjde veriliyor.

18/88- Kim iman eder ve salih amellerde bulunursa, onun için güzel bir karşılık vardır. Ona buyruğumuzdan kolay olanını söyleyeceğiz."
18/89- Sonra (yine) bir yol tuttu. 


Tefsirlerde Hz. Zülkarneyn'in (a.s.) bu sefer doğuya dogru yol aldığı anlatılmaktadır. Allahualem Hz. Mehdi de önce batıya sonra doğuya doğru yol almaktadır.

Mehdi, doğu ile batı arasındaki her yeri fetheder.
El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar,57


18/90- Sonunda güneşin doğdugu yere kadar ulaştı ve onu (güneşi), kendileri için bir siper kılmadığımız bir kavim üzerine doğmakta iken buldu. 

18/91- İşte böyle, onun yanında "özü kapsayan bilgi olduğunu" (veya yanında olup-biten her şeyi) biz (ilmimizle) büsbütün kuşatmıştık.


Zülkarneyn'in bir manası da "iki cihetli"dir. Hz. Zülkarneyn'in önce güneşin gizlendiği bir cihete, sonra güneşin doğdugu bir cihete kavuşması çok önemli bazı şifrelere, sırlara işaret ediyor olabilir. (Allahualem) Belki de bu sırların Hz. Mehdi ile de bir ilgisi bulunabilir.

Hz.Zülkarneyn (a.s) bu sefer kuzeye yönelir.

18/92- Sonra bir yol (daha) tuttu.
18/93-İki seddin arasına kadar ulaştı, onların (sedlerin) önünde hemen hemen hiç bir sözü kavramayan bir kavim buldu.


Günümüzde İslam ve Hristiyan dünyası dağ gibi büyük ve güçlü bir yapı arzetmektedir. Fakat bu iki büyük kitle, aralarının açık olması sebebiyle dinsizliğe ve komünizme karşı bir ittifaka yanaşmamaktadır. Bu aralıktan istifade eden ser güçler ise dünyayı ele geçirmeye çalışmakta, fitne ve fesad çıkarmaktadırlar.

Hz. Hamdi Yazır Kur'an Dili 5/3287'de müfessirlerin bu kavim için "Türklerdir" dediğini nakletmiştir.

18/94- Dediler ki: "Ey Zu'l-Karneyn, gerçekten Ye'cuc ve Me'cuc,yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyorlar, bizimle onlar arasında bir sed inşa etmen için sana vergi verelim mi?"


Hz. Mehdi ve Isa (a.s.)in buluştuğu bir devrede; yani Hz. Mehdi (a.r.) İslam aleminin başında olduğu ve Hz. Isa (a.s.) maiyetindeki güçlerle güç birliği yaptığı bir zamanda kıyamet alameti olarak zikredilen Ye'cüc ve Me'cüc çkaracaktır.

18/95- Dedi ki: "Rabbimin beni kendisinde sağlam bir iktidarla yerleşik kıldığı (güç, nimet ve imkan), daha hayırlıdır. Madem öyle, bana (insani) güçle yardım edin de, sizinle onlar arasında sapasağlam bir engel kılayım."
18/96- "Bana demir kütleleri getirin", iki dağın arası eşit düzeye gelince, "Körükleyin" dedi. Onu ateş haline getirinceye kadar (bu işi yaptı, sonra:) dedi ki: "Bana getirin, üzerine eritilmiş bakır dökeyim."
18/97- Böylelikle, ne onu aşabildiler, ne onu delmeye güç yetirebildiler.


Hz.Zülkarneyn (a.s.) iki dağ gibi engel ve iki fesatçı kavim ile karşılasıyor. Bu iki dağın arası açık. Bu iki dağın arasının açık olması Ye'cüc ve Me'cüc'e yol oluyor, onların fitne ve fesad çikarmalarına uygun zemin hazırlıyor.
Hz.Zülkarneyn (a.s.) karşılaştığı bu kavimden maddi, teknolojik  yardım alıyor. Bu yardım sayesinde iki dağın arasını birleştiriyor.

Hz.Zülkarneyn (a.s.) bu fesatçı kavme karşı savunma seti yapımında büyük miktarda demir ve bakır cevherinden yararlanıyor.

Hz. Zülkarneyn'e (a.s.) benzetilen Hz.Mehdi (a.r.) zamanında da inşaAllah arası açık iki büyük kitle İslam ve Hristiyan dünyası birleşecek, ateizm ve onun temsilcilerine karşı ortak bir haberleşme ve savunma sanayii kuracaklar, demir ve bakır ile simgelenmiş teknolojik sistemler de onlara karşı bir set görevini görecektir. (Allahualem)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder