28 Mart 2010 Pazar

ASHAB-I KEHF KISSASI (MAĞARA ARKADASLARI)


Resulullah (s.a.v.) efendimiz, Hz. Mehdi (a.r.) ve yardimcilarini gerçek Ashab-i Kehf'e benzettigine göre, aralarinda bir çok ortak özellik bulunabilir.
Ashab-i Kehf'in Kur'an-ı Kerim'de anlatilan özellikleri ve Hz. Mehdi (a.r.) ile yardimcilarinin Hadis-i seriflerde bahsedilen özellikleri arasındaki benzer yönleri tesbit ettigimiz kadariyla asagida veriyoruz.

ASHAB-I KEHF GENÇ BİR TOPLULUKTUR:


 18/10- O gençler, mağaraya sığındıkları zaman, demişlerdi ki: "Rabbimiz, katından bize bir rahmet ver ve isimizden bize doğruyu kolaylaştır (bizi basarılı kıl). 
18/13- " ...Gerçekten onlar Rablerine iman etmiş gençlerdi ve biz de onların hidayetlerini arttırmıştık."


Hz. Mehdi (a.r.) ve yardımcıları da hadis-i şeriflerde belirtildiği gibi genç bir topluluktur.

Hz. Ali (r.a) rivayet etmiştir:
(Mehdi) bizden, Kureyş'den bir gençtir, ayni zamanda gelip Allah yolunda onu (hazineleri-malları) taksim edecektir.

Kıyamet Alametleri, 202
Naim b. Hammad, Ibni Abbas'tan tahriç etti:
Mehdi bizden Ehl-i Beyt'ten bir gençtir. İhtiyarlarınız ona yetişmeyecek, gençleriniz ise onu ümid edeceklerdir. Allah dilediğini yapacaktır.

Kitab ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman ,23


Hz. Ammar b. Yasir'den (r.a.) rivayet edilmiştir:
Ya Abbas! Bu isi Allah (c.c.) benimle başlattı, senin sülalenden biri ile bitirecek o delikanlı (Mehdi) dünyayı  evvelce zulümle dolduğu gibi tekrar adaletle dolduracaktır. 


Rumuz El-Ahadis, 498 (Dare Kutni'nin Sünen'i)
Mehdi'nin bayraktarı, sakalı hafif, rengi sarı, küçük bir genç olacaktır.
El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 51
Onun bayraktarı doğudan Temimi soyuna mensup bir genç olacaktır.
El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamat-il Mehdiyy-il Muntazar,26





SAYILARI AZ, KÜÇÜK BİR TOPLULUKTUR:


18/22- (Sonra gelen kuşaklar) Diyecekler ki: "üç'tüler, onların dördüncüsü köpekleridir." Ve: "Beştiler, onların altıncısı köpekleridir" diyecekler. (Bu,) Bilinmeyene (gayba) taş atmaktır. "Yedidirler, onların sekizincisi köpekleridir" diyecekler. De ki: "Rabbim, onların sayısını daha iyi bilir, onları pek az (insan) dışında kimse bilemez." öyleyse onlar konusunda açıkta olan bir tartışmadan başka tartışma ve onlar hakkında bunlardan hiç kimseye bir şey sorma.




Hz. Mehdi'nin (a.r.) yardımcıları da gerçek Ashab-ı Kefh gibi sayıları az olan bir cemaattir.
Bu vezirler 10'dan aşağı  fakat 5'ten yukarı olacaktır.
(Bu vezirler) Memleket işlerinin ağırlıklarını Mehdi ile paylaşacaklar. 9 (dokuz) kişiden ibaret olacaklar.
Kıyamet Alametleri, 187



Ebu Cafer Muhammed b. Ali'den rivayet edildi ki:
Mehdi daha çıkmadan önce onun bir arkadaşı ona tabi olan bazı insanlarla karşılaşacaklar ve "Siz burada kaç kişisiniz" diye soracaktır. Onlar da "40 kişiyiz" cevabını vereceklerdir.

Ertah'tan rivayet edildi ki:
...Mehdi'nin Sufyanı ile savaşında) en büyük ordusu 313 kişinin kumandasını elinde tutarak etrafa meydan okuyacaktır.


Kıyamet Alametleri, 169



Hz. Mehdi'nin (a.r.) yardımcıları ile ilgili bu farklı rivayetler muhtelif gelişme safhalarına işaret etmektedir. Başlarda sayıları çok azken sonraları 313'e kadar çıkmaktadır.

Bediüzzaman Said Nursi hazretleri bu yardımcıların azlığına rağmen kıymetlerinin büyüklüğünü şöyle ifade etmektedir:
...Bu vazifenin istinad ettiği kuvvet ve manevi ordusu, yalnız ihlas ve sadakat ve tesanüd sıfatlarına tam sahip olan bir kısım şakirdlerdir. Ne kadar da az da olsalar manen bir ordu kadar kuvvetli ve kıymetli sayılırlar.
(Emirdağ Lahikası, 259)


ALLAH'A (C.C.) İMANLARI KUVVETLİDİR:

18/13- " ...Gerçekten onlar Rablerine iman etmiş gençlerdi ve biz de onların hidayetlerini arttırmıştık."

18/14-  " Onların kalpleri üzerinde (sabrı ve kararlılığı) rabt etmiştik..."


  Hz. Mehdi (a.r.) ve yardımcıları da Allah'a karşı son derece boyun eğici  ve imanları kuvvetli gençlerdir.

Hz. Mehdi, Allah'tan çok korkan birisi olacaktır. Aynen,kartal cinsinden nesir kuşunun kanatlarıyla titremesi gibi Allah'tan korkacaktır.
Kitab ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman, 53
Onlar Allah'ın has kullarıdır.
Kıyamet Alametleri,
Onların kalbleri demir gibidir ve onlar gündüz aslan gece de abiddirler.
Kitab ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman, 57
Muhakkak ki onlar hidayet sancaklarıdır.
Ramuz el-Ehadis, 1/153
Allah yolunda hiçbir  kınayanın kınamasından korkmayan seçkin müslümanlardır.
Sünen-i Ibni Mace, 10/259





YAŞADIKLARI DEVİR DİN DÜŞMANLIĞI DEVRİDİR:

18/15- "Şunlar, bizim kavmimizdir; O'ndan başkasını ilahlar edindiler, onlara apaçık bir delil getirmeleri gerekmez miydi? öyleyse Allah'a karşı yalan uydurup iftira düzenden daha zalim kimdir?"


Ayetlerde ve tefsirlerde de görüldüğü gibi Ashab-ı Kehf devrinde halk, zamanın deccalı olan Kral dakyanus'un da zoruyla artık bir olan Allah'a inanmaz olmuşlardı. Halk tekrar putlara tapmaya, Allah'ın haram ettiği bütün fiilleri işlemeye başlamıştı... İşte Hz. Mehdi ve yardımcılarının zuhuru öncesinde de buna benzer bir durum hadis-i şeriflerde haber verilmiştir.

Ebu Hureyre'den rivayet edildi ki:
Alenen ve apaçık Allahu Teala inkar edilinceye kadar Hz. Mehdi gelmez.
Kitab ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman ,27

Bir hadis-i şerifte Resulullah (s.a.v.) efendimiz söyle buyurmuştur: Küfür her yani istila edip hükmü cemiyet içinde aşikare işlenmedikçe Mehdi zuhur etmez.
Mektubat-i Rabbani, 2/258
Hz. Mehdi, bütün haramların helal sayıldığı  büyük bir fitneden sonra çıkacaktır.
El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamat-il Mehdiyy-il Muntazar,39

Hiçbir tarafın ondan mahfuz kalmayacağı bir fitne zuhur edecek, bu fitne kaldığı yerden hemen başka bir tarafa yayılacak ve bu durum bir münadinin semadan seslenerek "Ey insanlar, emiriniz artık Mehdi'dir." demesine kadar devam edecektir.
El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamat-il Mehdiyy-il Muntazar,2 4


ZAMANIN DECCALİYET DÜZENİNE KARŞIDIRLAR:

18/14- ... demişlerdi ki: "Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbi'dir; ilah olarak biz O'ndan başkasına kesinlikle tapmayız, (eğer tersini) söyleyecek olursak, andolsun, gerçeğin dışına çıkarız."
18/16- (İçlerinden biri demişti ki:)"Madem ki siz onlardan ve Allah'tan başka taptıklarından kopup-ayrıldınız, o halde, (dağlara çekilip) mağaraya sığının da Rabbiniz size rahmetinden (bolca bir miktarını) yaysın ve işinizden size bir yarar kolaylaştırsın."





ZALİM KRAL VE YANDAŞLARINA KARŞI ÇOK TEMKİNLİDİRLER:

18/19- ... şimdi birinizi bu paranızla şehre gönderin de, hangi yiyecek temizse baksın, size ondan bir rızık getirsin; ancak oldukça nazik davransın ve sakın sizi kimseye sezdirmesin."
18/20- "çünkü onlar üzerinize çıkıp gelirlerse, sizi taşa tutarlar veya dinlerine geri çevirirler; bu durumda ebedi olarak kurtuluş bulamazsınız."


Hz. Mehdi ve yardimcilarinin da ayni Ashab-i Kehf gibi çok temkinli hareket edeceklerini, mücadelelerini sessizce yürüteceklerini hadis-i şeriflerden anlıyoruz.

(Mehdi) zamanında ne bir kimse uykusundan uyandırılacak ne de bir kimsenin burnu kanayacaktır.
Kıyamet Alametleri, 163
Mehdi askerleriyle birlikte yola çikacak ve gayet sükünet içinde yürüyecektir.
Kıyamet Alametleri, 173


FAKAT KAVİMLERİ O DÜZENE UYMUŞLARDIR:


18/15- "Şunlar, bizim kavmimizdir; O'ndan baskasını ilahlar edindiler..."


Ayrıca surenin diğer ayetlerinde belirtilen özelliklerde de herşey çok net anlaşılmaktadır.
GENÇLER KAPALI BİR MEKANDA BULUNUYORLAR:


18/10- O gençler, mağaraya sığındıkları zaman, demişlerdi ki: "Rabbimiz, katından bize bir rahmet ver ve işimizden bize doğruyu kolaylaştır (bizi başarılı kıl). 




Ashab-i Kehf'in sigindigi magara müfessirlerin izahina göre bir dağın eteklerinde olup, kapısı deniz tarafina bakmaktadır.
Hadis-i seriflerin ihbarlarindan anladığımız kadarıyla Hz. Mehdi ve yardımcılarının da hareket merkezi deniz sahilinden olacaktır.

Mehdi sabah namazına abdest almak için denizin yanına sancağı dikecek.
El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamat-il Mehdiyy-il Muntazar,57
Kıyamet Alametleri, 181
Bu ordunun hareket etmesi ve gönderilmesi, Mağrib dağındaki Masine denilen mevkideki deniz sahilinden olacaktır.
Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, 439


MAĞARALARI, GENÇLERİN MÜCADELE YERİDİR:

18/10- O gençler, mağaraya sığındıkları zaman, demişlerdi ki: "Rabbimiz, katından bize bir rahmet ver ve işimizden bize doğruyu kolaylaştır (bizi başarılı kıl).
18/16- (İçlerinden biri demişti ki:)"Madem ki siz onlardan ve Allah'tan başka taptıklarından kopup-ayrıldınız, o halde, (dağlara çekilip) mağaraya sığının da Rabbiniz size rahmetinden (bolca bir miktarını) yaysın veişinizden size bir yarar kolaylaştırsın."




Ashab-ı Kehf'in mağarası, onların sadece sığınıp uyudukları bir yer değildir. Orası, onların stratejilerini tayin ettikleri mücadele yeridir aynı zamanda. çünkü mağaraya girdikten sonra yaptıklari dualarında: "bize işimizde kolaylık göster, bizi basarılı kıl." diye Allah'tan yardım istemektedirler. Buradan da onların mağarada mücadele ile meşgul oldukları anlaşılmaktadır.

MAĞARANIN GENİŞ BİR ORTA YERİ BULUNMAKTADIR:


18/17--"...Onlar da onun (mağaranın) geniş boşluğundalardı..." 


MAĞARANIN KAPISINDA BİR BEKÇİ VAR:

18/18- "... Köpekleri de iki kolunu uzatmış yatıyordu..."


MAĞARANIN YAKININDA BİR MESCİD VAR:

18/21- ... (bir kısmı) dedi ki: "Onların üstüne bir bina inşa edin, Rableri onları daha iyi bilir." Onların işine galip gelen (sözleri geçen)ler ise: "üstlerine mutlaka bir mescid yapmalıyız" dediler. 


HARİCİ HADİSELERDEN MUHAFAZADALAR:

18/11- Böylelikle mağarada yıllar yılı onların kulaklarına vurduk (derin bir uyku verdik).


Bazi  tefsirlerde Ashab-ı Kehf'in çekildikleri mağarada uzun yıllar sadece uyudukları ve başka bir işle meşkul olmadıkları anlatılmaktadır.Bu izahi biraz açıklamak gerekir. Şöyle ki: Ashab-ı Kehf bu mağarada mücadelelerini de sürdürmektedir. 10. ve 16. ayetlerde "Rabbimiz isimizde dogruyu göster, bizi basarili kil." diye dua ederlerken, mücadele ettikleri ayrıca anlaşılmaktadır. Uzun yıllar sadece uyuyan insanların bu şekilde dua etmeleri düşünülemez. Aslında 18. ayette de onların uyumadığı anlaşılmaktadır. Çünkü Allah-u Teala; " Onları görseydin uyanıklar sanırsın..." derken gözlerinin açik olduğunu, normal insanlar gibi ayakta faaliyetlerini sürdürdüğünü yani uyumadıklarını anlatmaktadır. Ayetin devamındaki "...halbuki onlar uykudadırlar." cümlesinde geçen "uyku" ise bilinen manada bir uyku değildir. Burada insanın uyku halindeki "huzur ve sükunu, emniyet ve güveni" anlatılmak istenmiştir. Kur'an-i Kerim'de  "uyku" kelimesinin bu anlamıyla kullanıldığı başka ayetler de mevcuttur.

8/11- Hani kendisinden bir güvenlik olarak sizi bir uyuklama bürüyordu.
3/154- Sonra kederin ardından üzerinize bir güvenlik (duygusu) indirdi, bir uyuklama ki, içinizden bir grubu sarıveriyordu...


SONRADAN HALK TARAFINDAN TANINIYORLAR:
18/21- Böylece, Allah'in va'dinin hak oldugunu ve gerçekten kıyametin, kendisinde şüphe bulunmadığını bilmeleri için (şehir halkına ve sonraki insan kuşaklarıina) onları buldurmuş olduk)...


MEYDANA GELEN HADİSE KıyametE DELİLDİR:

18/21- Böylece, Allah'in va'dinin hak oldugunu ve gerçekten Kıyametin, kendisinde süphe bulunmadigini bilmeleri için (sehir halkına ve sonraki insan kusaklarina) onlari buldurmus olduk)...


Ashab-ı Kehf'in önce uykuya yatırılması, aradan 300+9 yil geçtikten sonra uyandırılması Allah-u Teala için öldükten sonra diriltmenin ne kadar kolay olacağına bir delil olduğu gibi, bu hadise aynı zamanda kıyametin kopacağına ve ahiret hayatının varlığına da açıkça bir delildir. Kıyamet koptuktan sonra ölülerin tekrar hayat bularak mahşere sevkedileceklerine dair gözle görülen güzel bir misaldir.
Ashab-ı Kehf'in uyandırılmaları kıyametin kopacağına dair nasıl bir misal ve delil ise, benzer şekilde, Hz.Mehdi ve yardımcılarının zuhuru da bu vaad edilen vakte yaklaşıldığını gösteren ilk alamettir.

Ve Mehdi'nin zuhuru da kıyamet alametlerinden ilkidir.
Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, 494







Bu surede Ashab-ı Kehf'in yaninda Ashab-ı Rakim'den de bahsedilmektedir.

 Ibni Abbas'in (r.a.) rivayetinde Rakim, kitabedir. Said Ibni Cübeyr ise Rakim'in taştan bir levha olduğunu ve bunun üzerine Ashab-ı  Kehf'in kıssasının yazıldığını nakletmiştir.
Ibni Kesir Tefsiri , 9/4938


Hadiste Ashab-ı Kehf'e benzetilen Mehdi ve yardımcilarinin belki de Rakim (levha) gibi herhangi bir şey üzerinde isimlerinin topluca yazılı bulunacağına işaret edilmektedir. (Allahualem)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder