Kur'an-ı Kerim'in çeşitli ayetlerinde geleceğe yönelik haberlerin verildiği ve bunların doğruluğunun ileride anlaşılacağı bildirilmektedir. Bu haberlerin ne olduğu ise açıkça belirtilmemektedir. Bunlar, Kur'an-ı Kerim'in indirildiği devirde teknik imkansızlık sebebiyle doğruluğunun anlaşılmasına imkan olmayan bilimsel ayetler olabileceği gibi, kıyamet alametlerini haber veren ayetler de olabilir.
|
Kur'an-ı Kerim'de, Mehdi ve Islamın Dünya Hakimiyeti ile ilgili sadece işari manada ayetler bulunmaktadır.
|
Tüm bunlarin ışığı altında, hadislerden ve rivayetlerden derlenen bilgilerle birlikte, işari manadaki ayet mealleri de alınarak, son zaman elçisinin çıkış alametleri aşağıdaki sıraya göre incelenecektir.
MEHDİ'DEN ÖNCEKİ ORTAM
|
1. Ölüm: Anarşi ve yaygın katliamlar neticesinde halkın can güvenliğinin kalmaması ve bunun meydana getirdiği tedirginlik ortamı
2. Açlık: Hayat pahalılığı sebebiyle meydana gelen geçim sıkıntısı.
3. Fitneler: Haramların (içki, fuhuş, faiz, kumar, rüşvet...) alabildiğince yaygınlasması ve helallerin, haramlarla karıştırılması.
4. Sünnetlerin kaybolması: Resulullah (s.a.v.) efendimizin sünnetlerinin bir kısmının unutulması, bir kısmının da zorla uygulanamaz hale getirilmesi.
5. Bid'atlarin ortaya çıkması: Dinin aslında olmadığı halde, sonradan ortaya çıkariıan adetlerin dinin esaslarıymış gibi kabul edilmesi.
6."Emr-i bil maruf, nehy-i anil münker" imkanlarının kaybolması: İyiliğin emredilmesi ve kötülüğün engellenmesi, kısacası tebliğ imkanının kaybolması ile meydana gelen boşluk.
HAYAT PAHALILIĞININ ARTMASI
Mehdi'nin çıkışından hemen önceki devrin özelliklerinden bir tanesi de; hayat pahalılığının ve geçim sıkıntısının artmasıdır. Ticari hayattaki sıkıntılar beraberinde yoksulluğu ve hatta açlığı da getirecektir. Darlık yıllarının yaşanacağı bu dönemde fakirler daha da fakirleşirken, zenginlerin malı mülkü katlanarak artmaktadır. Hadislerde Altın Çağ'dan hemen önceki devrin bu özelliği şöyle vurgulanır:
Fakirler çoğalacak.
(Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s.457)
Mehdi çıkmadan önce Magrip'te karışıklıklar, fitneler ve korku olacak. Açlık ve hayat pahalılığı alabildiğine yayılacak.
(Ölüm -Kıyamet -Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s.440)
İbni Münavi, "Melahim"de Hz. Ali'den tahric etti: Kıyamet yaklaştığı zaman ve müminlerin kalbi; ölüm, açlık, fitneler, sünnetlerin kaybolması, bid'atlerin ortaya çıkmasi, emri bil maruf ve nehyi anil münker imkanlarının kaybolması gibi sebeplerle zayıfladığı zaman benim evlatlarımdan Mehdi ile Cenab-i Hak sünnetleri ihya eder.
(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 66)
İşari manada ayet mealleri:
16/112- Allah bir şehri örnek verdi: (Halkı) Güvenlik ve huzur içindeydi, rızkı da her yerden bol bol gelmekteydi; fakat Allah'ın nimetlerine nankörlük etti, böylece Allah yaptıklarına karşılık olarak, ona açlık ve korku elbisesini tattırdı.
2/61- ... Onların üzerine horluk ve yoksulluk (damgası) vuruldu ve Allah'tan bir gazaba uğradılar. Bu, kuşkusuz, Allah'ın ayetlerini tanımazlıkları ve peygamberleri haksız yere öldürmelerindendi. (Yine) bu, isyan etmelerinden ve sınırı çiğnemelerindendi.
2/155- Andolsun, Biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele.
6/42- Andolsun, senden önceki ümmetlere (elçiler) gönderdik de onları dayanılmaz zorluk (yoksulluk) ve sıkıntılarla çeviriverdik. Umulur ki yalvarırlar diye.
|
Hadisteki "95. sene" şeklindeki ifade ile 1995 yılına dikkat çekiliyor olması muhtemeldir. 1995 yılı insanların nispeten daha müreffeh bir yaşam sürdükleri, yaşam koşullarının çok zorlaşmadığı bir dönemdir. Hadiste bu yıl içinde "işlerin iyi gideceği" haber verilmektedir. Yani bu dönemde insanlar yaşamlarını idame ettirebilecek bir gelire sahiptirler ve hala mülk edinebilecek kadar zengindirler.
Ancak 1997-1999 yılları ekonominin çok kötüleştiği, fakirliğin ve yokluğun arttığı bir dönemdir. Bu yıllar arasında malın ve mülkün değeri kalmayacaktır. İşte bu şiddetli fakirlik ve kıtlık döneminin ardından Mehdi çağı başlayacak ve insanları bolluk ve berekete kavuşacaktır. Mehdi çağında, dünya üzerinde çok büyük bir zenginlik ve refah hakim olacaktır.
FİTNELERİN ÇOĞALMASI
Fitne: İnsanın akıl ve kalbini doğrudan doğruya hak ve hakikattan ayıracak şeyler.
|
|
HARAMLARIN HELAL SAYILMASI
|
ALLAH'IN AÇIKÇA İNKAR EDİLMESİ
|
Bir tevili şudur ki:
Bu hadiste o devirde bir çok inançsız insanın bulunacağına ve ayrıca onların bu inkarlarını basın yoluyla herkese göstererek açıkça ilan edeceklerine işaret edilmektedir. (Allahualem)
MÜSLÜMANLARA BASKININ ARTMASI
|
DÜNYANIN HERC-Ü MERC İÇİNDE KALMASI
|
Herc-ü Merc: İnsanlar arasında meydana gelen fitne, fesad darmadağınık karmakarışık allak bullak
Bir tevili şudur ki:
Bir tevili şudur ki:
Bu hadis-i şerifte belirli bir yer tarif edilmeyip, herc-ü merc'in dünyanın her tarafında yayılacağına işaret edilmektedir. Gerçekten de hadisin tarif ettiği bir şekilde bugün dünyanın beş kıtasında büyük kargaşalıklar, savaşlar, katliamlar ve terör olayları cereyan etmektedir.
İRAN - IRAK SAVASI
|
Bir tevili şudur ki:
Şevval ayında ayaklanma...
Burada İran'da Şah'a karşı olan ayaklanmaya dikkat çekiliyor. İlk ayaklanma Hadis'in işaret ettiği 5 Şevval 1398 - 8 Eylül 1976'de olmuştur.
Şevval ayında ayaklanma...
Burada İran'da Şah'a karşı olan ayaklanmaya dikkat çekiliyor. İlk ayaklanma Hadis'in işaret ettiği 5 Şevval 1398 - 8 Eylül 1976'de olmuştur.
Zilkade'de harp konuşmalar ve Zilhicce'de ise harp vaki olacak.
Burada İran-Irak arasındaki savaşa dikkat çekiliyor. Hicri 1400 Zilhicce 1980 Ekim ayinda İran-Irak arasındaki savaş tam anlamıyla başlamıştı.
Burada İran-Irak arasındaki savaşa dikkat çekiliyor. Hicri 1400 Zilhicce 1980 Ekim ayinda İran-Irak arasındaki savaş tam anlamıyla başlamıştı.
|
Faris : İran -İranli (Büyük Lugat)
Yaziya inecekler: Ovalık-Irak Ovasi
Mutik : Yöredeki bir dağın adı.
Rakabe : Petrol kuyularının çok olduğu bölgedir.
Ey Araplar! Siz fazla taassuba kaçtınız! Siz bunlara gereği gibi hak tanımazsanız, sizinle hiç kimse birlik kuramayacaktır... : Bir tevili şudur ki: İki taraf arasında, ırkçılıktan kaynaklanan bir anlaşmazlığın olacağına dikkat çekiliyor. Bu anlaşmazlık sebebiyle, yazıya (yazı: Irak Ovası) inilecek ve savaş başlayacak.
AFGANİSTAN'IN İŞGALİ
|
Bir tevili şudur ki:
"Talikan"a yazık oldu..."
Burada Afganistan'ın Mehdi zamanında işgal edileceğine işaret ediliyor. Rusların Afganistan'ı işgali 1979 yılı, gerçekten de Hz. Mehdi'nin çıkış yılı olan (Hicri 1400= Miladi 1979) hicri yüzyıl başına karşılık gelmektedir. (Allahualem)
"...Orada altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır..." diye devam eden rivayetin ikinci bölümü ise Afganistan'ın maddi zenginlik kaynaklarına dikkat çekmektedir. Bugün Afganistan'da çesitli sebeplerle işletmeye açılmamış büyük petrol yatakları, demir havzaları ve kömür madeni varlığı tesbit edilmiştir.
Burada Afganistan'ın Mehdi zamanında işgal edileceğine işaret ediliyor. Rusların Afganistan'ı işgali 1979 yılı, gerçekten de Hz. Mehdi'nin çıkış yılı olan (Hicri 1400= Miladi 1979) hicri yüzyıl başına karşılık gelmektedir. (Allahualem)
"...Orada altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır..." diye devam eden rivayetin ikinci bölümü ise Afganistan'ın maddi zenginlik kaynaklarına dikkat çekmektedir. Bugün Afganistan'da çesitli sebeplerle işletmeye açılmamış büyük petrol yatakları, demir havzaları ve kömür madeni varlığı tesbit edilmiştir.
Hadis-i şerifin son kısmında da orada (Afganistan'da) Allah'ı hakkıyla bilen güçlü müminlere, dinsizlere karşı savaşan Afgan mücahidlerine dikkat çekiliyor ve bunların ileride Hz. Mehdi'nin (a.r.) yardımcısı olacaklarına işaret ediliyor.
FIRAT'IN SUYUNUN KESİLMESİ
|
(1) Fırat nehrinin suyunun çekilip... Suyuti hazretlerinin kitabında bu hadis "suyun durdurulması olarak geçmektedir. Gerçekten de Keban Baraji, Fırat Nehrinin suyunu durdurmus, kesmiştir.
Burada "suyun durdurulmasi" ifadesiyle "Baraj"a dikkat çekilmektedir. (Allahualem) çünkü baraj suyun akışını durdurmakta, suyu önünde biriktirmektedir. Su elektrik enerjisine çevrildikten sonra akmaya devam etmektedir.
Bu kısmın ikinci bir tevili şudur ki:
Yukarıdakı şematik çizimde de görüldüğü gibi baraj, betondan dev bir dağı andırmaktadır. Bu barajdan (hadis-i şerifteki benzetmeye göre dağdan) altın değerinde servet dökülmektedir. Dolayısıyla baraj "altın bir dağ" hususiyetini kazanmaktadır. (Allahualem)
(3) .. Bu hazine üzerinde kital (Bir çok kişinin ölümüne sebep olan kavga) vukua gelir
Bu kısmın tevili şudur ki:
Baraj tahvillerinin altın kıymetınde, fakat faiz hükmünde olduğundan alınmaması olabilir. Baraj tahvili sahiplerine zarara girilse bile para verildiğinden faiz işlemi yapılmış olmaktadır. Bu da dinimizce haramdır. Bu tahvillerin satıldığı, kapışıldığı zamanda bölgede kital olabilir, kan akabilir. (Allahualem)
RAMAZAN AYINDA AY VE GÜNEŞ TUTULMALARI
|
bir tevili şudur ki:
Kıyamet alametlerinden sadece "Güneşin batıdan doğma" hadisesi bedahet derecesinde anlaşılacak bir alamettir. Bu alamet, tevbe kapısını kapatacağından tefsiri ve manası açıktır, tevil edilmeye ihtiyacı yoktur.
(Adetullah: Allah'ın adet üzere meydana getirdiği olaylar, koyduğu değişmez kanunlar.)
Yukarıdaki rivayetlerde de bu durumu gözönünde bulundurmak gerekiyor. Çünkü hem ramazan ayının ortasında güneş tutulması, hem de bir ay içinde Ay'in ve Güneş'in iki kere tutulmasi adetullaha münafi (zit, uymaz) bir durumdur, normal olarak imkansiz bir hadisedir.
Eğer bu hadiseler gerçekten rivayetlerde tarif edildiği gibi zuhur etse, (ki buna Hz. Allah'ın c.c. gücü elbette yeter, fakat bu sefer) aklın ihtiyari alınacak, inanan-inanmayan herkes tasdike mecbur kalacak, böyle bir durum da Hz. Allah'ın imtihan sırrına ters düşecekti. Esasında dikkat edilirse bu rivayetler arasinda dahi mütenakiz bir durum göze çarpar. Yukaridaki 1,2 ve 3. rivayetlerde Ay, ramazanın birinci günü, 4. rivayette ise sonuncu günü tutulacaktır. Böyle bir hal ile karşılaşıldığında bu iki değişik rivayetten birini seçip, diğerini bırakamayacağımıza göre (Allahualem) yapılacak en uygun şey, aynı hadiseye bakan farklı rivayetlerin ittifak ettikleri ortak yönleri araştırmak olacaktır. Bunlar;
1. Ramazan ayında Ay ve Güneş tutulmaları olacaktır.
2. Bu tutulmalar ortalı, yani 14-15 gün arayla olacaktır.
3. Bu tutulmalar iki kere tekrarlanacaktır.
2. Bu tutulmalar ortalı, yani 14-15 gün arayla olacaktır.
3. Bu tutulmalar iki kere tekrarlanacaktır.
Bu tesbitlere uygun olarak, 1981 yılında (Hicri-1401'de) Ramazan ayının 15. günü Ay, 29.günü de Güneş tutulmuştur. Yine 1982 yılında (Hicri-1402'de ) Ramazan ayının 14.günü Ay, 28. günü de Güneş tutulmuştur.
Ayrıca bu hadisede "Ay"ın Ramazanın tam ortasında Dolunay halinde tutulması ve dikkatleri çekecek bir alamet olarak belirmesi de pek manıdardır.
Ayrıca bu hadisede "Ay"ın Ramazanın tam ortasında Dolunay halinde tutulması ve dikkatleri çekecek bir alamet olarak belirmesi de pek manıdardır.
Bu hadiselerin Hz. Mehdi'nin diğer çıkış alametleriyle aynı zamanlarda zuhur etmesi ve Hicri yüzyıl başının hemen başlarında, üstüste iki yıl harika bir tarzda tekrarlanması rivayetlerin işaretinin bu hadiseler olabileceğine dair zanlarımızı iyice kuvvetlendirmektedir.
KUYRUKLU YILDIZIN DOĞMASI
|
1986 yılında yani hicri 1406 da görülen "Halley" kuyruklu yıldızı hadis-i şerifte belirtildiği gibi hem parlak bir yıldızdır, hem seyir yönü doğudan batıya doğrudur, hem de (1981 ve 1982 yıllarında meydana gelen) ay ve güneş tutulmaları hadisesinden sonra ortaya çıkmıştır. Bu yıldızın doğusunun Hz. Mehdi'(a.r.)nin diger çıkış alametleri ile de aynı zamanda zuhur etmesi, Halley kuyruklu yıldızının hadiste işaret edilen yıldız olduğuna dair zanlarımızı (Allahualem) iyice kuvvetlendirmektedir.
|
|
- Hz. İsa (a.s.) efendimiz doğmuştur.
- Resulullah (s.a.v.) efendimize ilk vahiy gelmeye başlamıştı.
- Osmanlı Devleti tarih sahnesinde yer almaya başlamış.
- İstanbul Fatih tarafindan fethedildiğinde de bu yıldız görülmüştür.
KABE BASKINI VE KABE'DE KAN AKITILMASI
Onun çıkacağı yıl, insanlar hacca, başlarında bir emir bulunmadan gidecekler. Hep birlikte Beyt-i Serif'i tavaf edecekler, sonra Mina'ya indiklerinde, köpekler gibi birbirine saldıracak, hacılar soyulacak, kanlar Akabe Cemresinin üzerine akacak.
|
Yukarıdaki rivayette "O'nun çıkacağı yıl" da denerek, Mehdi'nin çıkış tarihinde meydana gelecek olan Kabe baskınına dikkat çekilmektedir. (Alahualem) Gerçekten de Kabe baskını hadisin ihbarına tam uygun bir şekilde H.1400 yılının hemen başında
(1, Muharrem 1400/ 21 Kasim 1979) meydana gelmiştir. Yine hadis-i şerifte kanların akacağından bahsedilerek öldürme olayına dikkat çekilmiştir. Baskın sırasında Suud askerleri ile saldırgan militanlar arasında meydana gelen çarpışmada 30 kisinin öldürülmesi, bu rivayetin kalan kısmını da doğrulamıştır.
(1, Muharrem 1400/ 21 Kasim 1979) meydana gelmiştir. Yine hadis-i şerifte kanların akacağından bahsedilerek öldürme olayına dikkat çekilmiştir. Baskın sırasında Suud askerleri ile saldırgan militanlar arasında meydana gelen çarpışmada 30 kisinin öldürülmesi, bu rivayetin kalan kısmını da doğrulamıştır.
|
(1)...Zilhicce'de hacılar talana uğrar, hatta caddeler kan'dan geçilmez ve haramlar çiğnenir. Beyt-ül Muazzama'nın yanında büyük günahlar işlenir.
(Allahualem) Burada, 1407 yılı Zilhicce ayında (Hac mevsiminde), Beyt-ül Muazzama'nın (Kabe'nin) yanında çıkan hadiseye dikkat çekiliyor. Bu hadisede caddelerde gösteri yapan Hacılara saldırılarak 402 kişi katledilmiş, çok fazla kan akıtılmıştır. Beytül Muazzama'nın yanında, müslümanların (Suudi Arabistan askerleri ile iran'lı Hacıların) birbirlerini öldürmeleri ile büyük günahlar işlenmiş, haramlar çiğnenmiştir.
(Allahualem) Burada, 1407 yılı Zilhicce ayında (Hac mevsiminde), Beyt-ül Muazzama'nın (Kabe'nin) yanında çıkan hadiseye dikkat çekiliyor. Bu hadisede caddelerde gösteri yapan Hacılara saldırılarak 402 kişi katledilmiş, çok fazla kan akıtılmıştır. Beytül Muazzama'nın yanında, müslümanların (Suudi Arabistan askerleri ile iran'lı Hacıların) birbirlerini öldürmeleri ile büyük günahlar işlenmiş, haramlar çiğnenmiştir.
Not: Bir önceki hadiste anlatılan hadise 1 Muharrem 1400'de Beyt-ül Muazzama'nın (Kabe'nin) bizzat içerisinde olmuştu: 1407'nin Zilhicce ayındakı hadise ise, Beyt-ül Muazzama'nın yanında olmuştur. Her iki hadise de rivayetlerin işaretine uygun bir şekilde gerçekleşmiştir
(2)... Zilhicce'de harb ve kital olur.
Bu harb ve kitallerin, hacıların öldürülmesi ile aynı yerde zikredilmesi, hadiselerin birbirleri ile bağlantılı olabileceğine işaret olabilir. Burada harbten kasıt İran-Irak savaşı, kital'den kasıt da birçok masum insanın sebebsiz yere katledildiği anarşistlerin güney-doğu ve diğer yerlerde yaptığı katliamlar olabilir. (Allahualem)
Bu harb ve kitallerin, hacıların öldürülmesi ile aynı yerde zikredilmesi, hadiselerin birbirleri ile bağlantılı olabileceğine işaret olabilir. Burada harbten kasıt İran-Irak savaşı, kital'den kasıt da birçok masum insanın sebebsiz yere katledildiği anarşistlerin güney-doğu ve diğer yerlerde yaptığı katliamlar olabilir. (Allahualem)
(3) .. Sevval'de savaş nidaları olur.
Yine aynı zamanlarda Basra Körfezi'ndeki gerginliği, İran-Amerika arasındakı gerginleşme ve savaş durumuna dikkat çekilmiş olabilir. (Allahualem)
"Ikdiddurer" isimli kitabta Mehdi'nin zuhur alametleri bahsinde geçiyor:
Yine aynı zamanlarda Basra Körfezi'ndeki gerginliği, İran-Amerika arasındakı gerginleşme ve savaş durumuna dikkat çekilmiş olabilir. (Allahualem)
"Ikdiddurer" isimli kitabta Mehdi'nin zuhur alametleri bahsinde geçiyor:
DOĞU TARAFINDAN BİR ATEŞİN GÖRÜNMESİ
|
Mehdi'nin çıkış öncesi alametlerinden olan bu ateş hakkında kısa bir açıklama yapmak yerinde olacaktır. Kıyamet alametlerinden sadece "Güneşin batıdan doğma" hadisesi, peygamberimizin hadislerinde tarifi yapildığı üzere, herkesin açıkça görüp anlayabileceği bir şekilde meydana gelecek tek alamettir. Bunun dışında meydana gelecek bütün kıyamet alametleri (Ateş de dahil) aklın ihtiyaini almayan, adetullaha uygun alametlerdir. Bazı safi kalpli müslümanlar bu ateşi; sebebsiz yere birdenbire ortaya çıkan, sönme nedir bilmeyen, hatta herkes tarafindan bulunduğu yerden mutlaka görüleceği tarzda, harika bir alamet olarak beklemektedir. Halbuki dünya bir imtihan ve müsabaka yeridir demiştik. Bu alametlerin meydana gelişi sırasında da imtihan devam ettiğinden onların anlaşılması, herkesin mecburen kabul edeceği bir açıklıkta olmaz, ta ki insanlar aklını, vicdanini, iradesini kullanarak karar verebilsinler, gerçek kimlikleriyle ortaya çıksınlar. Seçme hürriyeti kalmazsa, onlara teklif götürülemez. Şayet kıyamet alametleri ile ilgili hadisler en ince ayrıntısına kadar (mesela; hangi şehirde, kaç tarihinde, ne şekilde çıkacağı) anlatılsaydı (ki peygamberimiz hepsini biliyordu, fakat bu sefer) herkes mecburen kabul eder, insanlar arasında derece farkı kalmazdı. Bu hikmet sebebiyle kıyamet alameti hadisleri özellikle yarı kapalı bir şekilde bildirilmiştir. Ateş alametini de bu sekilde değerlendirmek gerekmektedir. Bir ateş sebebsiz yere çıkmaz, ya bir kaza, ya bir patlama gibi kasıt veya ihmal neticesinde çıkar. Mehdi'nin çıkış alameti olarak söylenmesi, onun çok garip ve olağanüstü bir alamet şekilnde çikmasını gerektirmez. Önemli olan bu ateşin, hadiste tarif edilen ateşin özelliklerine uygun olarak çıkmasıdır. Bu ateşi tanımak ve tespit edebilmek için yapılacak ilk iş, özelliklerinin ortaya çıkartılmasıdır.
Bilindiği gibi Temmuz 1991 yılında Irak'ın Kuveyt'i işgali sonrasında, Kuveyt'e ait petrol kuyularını ateşe vermesi sonucunda Kuveyt ve Basra Körfezini çok büyük bir ateş sarmıştır.
Bilindiği gibi Temmuz 1991 yılında Irak'ın Kuveyt'i işgali sonrasında, Kuveyt'e ait petrol kuyularını ateşe vermesi sonucunda Kuveyt ve Basra Körfezini çok büyük bir ateş sarmıştır.
-Kuveyt'de yanan petrol, insan ve hayvanlar arasında ölüme sebep olmaktadır. Uzmanlara göre günde yarım milyon ton petrol duman olarak atmosfere karışmaktadır. Her gün 10 bin tondan fazla is, kükürt, karbondioksit ve büyük miktarda, kanser yapıcı özelliği olan hidrokarbonlar felaket bulutları gibi körfez üzerinde asılı durmaktadırlar.... Yalnız körfez değil, onun sahsında Dünya yanmaktadır.
(Kurtlar Sofrasında Ortadoğu, M. Necati Özfatura, sf,175)
(Kurtlar Sofrasında Ortadoğu, M. Necati Özfatura, sf,175)
-Ateşe verilen iki kuyu, Türkiye'nin bir günde çıkarabildiği kadar petrol veriyor ve dumanlar 55 km. uzaklıktaki Suudi Arabistan'dan bile görülebiliyor.
(Hürriyet 23 Ocak 1991)
(Hürriyet 23 Ocak 1991)
-Körfezde sönmeyen felaket haberleri:
Kuveyt'de ateşe verilen yüzlerce petrol kuyusu alev alev yanıyor. Uzmanların "söndürmek son derece zor" dedikleri petrol kuyularındaki yangının Türkiye'den Hindistan'a kadar olan geniş bir bölgeyi en az 10 yıl süreyle etkileyeceği bildiriliyor.
Ateşe verilen petrol kuyularında çıkan alev ve dumanlar atmosferi devamlı kirletmektedir. Kuveyt gündüzleri gece manzarası arzetmektedir. Alevlerle birlikte yükselen füme rengi duman, Kuveyt semalarında sonbahardan kış mevsimine geçişi hatırlatıyor.... Kuveyt'in tamamının yaşanılır hale gelmesi için en az bir senelik bir zamana ihtiyaç vardır. Kilometrelerce uzaktan görülen alevlerle birlikte yükselen dumanlar, Kuveyt semalarını tamamen kaplıyarak ülkeyi yaşanmaz hale getirmekte ve varlıklı olanlar Kuveyt'i terketmektedirler.
Kuveyt'de ateşe verilen yüzlerce petrol kuyusu alev alev yanıyor. Uzmanların "söndürmek son derece zor" dedikleri petrol kuyularındaki yangının Türkiye'den Hindistan'a kadar olan geniş bir bölgeyi en az 10 yıl süreyle etkileyeceği bildiriliyor.
Ateşe verilen petrol kuyularında çıkan alev ve dumanlar atmosferi devamlı kirletmektedir. Kuveyt gündüzleri gece manzarası arzetmektedir. Alevlerle birlikte yükselen füme rengi duman, Kuveyt semalarında sonbahardan kış mevsimine geçişi hatırlatıyor.... Kuveyt'in tamamının yaşanılır hale gelmesi için en az bir senelik bir zamana ihtiyaç vardır. Kilometrelerce uzaktan görülen alevlerle birlikte yükselen dumanlar, Kuveyt semalarını tamamen kaplıyarak ülkeyi yaşanmaz hale getirmekte ve varlıklı olanlar Kuveyt'i terketmektedirler.
Dahran'daki araştırma merkezi müdürü Abdullah Dabbag'in NewYork Times'da çıkan açıklamasına göre, Basra Körfezindeki kirlenme neticesinde 106 tür balık, 180 tür yumusakçalar ve bölgede yaşayan 450 tür hayvan yaşama savaşı vermektedir. 600 petrol kuyusundan yükselen dumanların komşu ülkelere yayıldığı, ayrıca kükürt gibi kansorejen maddeler ihtiva eden dumanların asit yağmuruna dönüşerek tarımda verimi azalttığı açıklanmaktadır.
(Kurtlar Sofrasında Ortadoğu, sf, 171)
(Kurtlar Sofrasında Ortadoğu, sf, 171)
Yemin ederim ki bir ateş sizi saracaktır. O ateş bugün Berehut denilen vadide sönük vaziyettedir.
Berehut: Bir vadi veyahut bir kuyu adıdır. (Kamus Tercemesi c. 1- s.550) Hadis-i şerifin ilk kısmında ates için "sönük bir vaziyettedir" denmektedir. Ateş, yanıcı bir maddenin yanmasiyla meydana gelen bir durum olduğuna göre burada sönük vaziyette bekleyen ateşin kendisi değil, ateşin yakacağı hammaddedir. Burada toprak altından çıkarılan petrole işaret edilmektedir. Nitekim hadisteki Berehut denilen yer, bir kuyunun adıdır. Bu kuyu petrol kuyusudur. Zamanı gelince bu kuyulardan çıkarılan petrol, yanmaya hazır bir ateş haline geliyor.
Berehut: Bir vadi veyahut bir kuyu adıdır. (Kamus Tercemesi c. 1- s.550) Hadis-i şerifin ilk kısmında ates için "sönük bir vaziyettedir" denmektedir. Ateş, yanıcı bir maddenin yanmasiyla meydana gelen bir durum olduğuna göre burada sönük vaziyette bekleyen ateşin kendisi değil, ateşin yakacağı hammaddedir. Burada toprak altından çıkarılan petrole işaret edilmektedir. Nitekim hadisteki Berehut denilen yer, bir kuyunun adıdır. Bu kuyu petrol kuyusudur. Zamanı gelince bu kuyulardan çıkarılan petrol, yanmaya hazır bir ateş haline geliyor.
O ateş müthiş azap olduğu halde insanları kaplar.
O ateş, sadece yanan bir ateş değil, aynı zamanda insanları canından, malından ederek azap içinde, elem-üzüntü içinde bırakacak ve bütün doğayı kirletecek olan bir ateş.
O ateş, sadece yanan bir ateş değil, aynı zamanda insanları canından, malından ederek azap içinde, elem-üzüntü içinde bırakacak ve bütün doğayı kirletecek olan bir ateş.
O ateş insanları, malları yakar bitirir.
O ateş bir kısım insanların ölümüne sebep oluyor. Bunun yanında malları yakarak maddi zarara sebebiyet verdiği gibi, tüm çevreyi ve doğayı kirleterek de insanların geçim kaynaklarını yok etmektedir.
O ateş bir kısım insanların ölümüne sebep oluyor. Bunun yanında malları yakarak maddi zarara sebebiyet verdiği gibi, tüm çevreyi ve doğayı kirleterek de insanların geçim kaynaklarını yok etmektedir.
Sekiz gün içinde rüzgar ile bulut gibi uçarak dünyanın her tarafına yayılır.
O ateşin, "rüzgar ile bulut gibi uçan" kendisi değil dumanıdır. Burada benzetme yapılarak dumanın bulutlara kadar yükseleceği de anlatılmıştır. Bu duman rüzgarın etkisiyle her yöne doğru yayılıyor.
O ateşin, "rüzgar ile bulut gibi uçan" kendisi değil dumanıdır. Burada benzetme yapılarak dumanın bulutlara kadar yükseleceği de anlatılmıştır. Bu duman rüzgarın etkisiyle her yöne doğru yayılıyor.
Geceki sıcağı, gündüzki hararetinden daha şiddetlidir.
O ateş hem gündüz, hem gece devamlı yanıyor.
O ateş hem gündüz, hem gece devamlı yanıyor.
O ateş insanların başının üzerinden arşın altına kadar yaklaşarak, yeryüzü ile gökyüzü arasında gökgürültüsü gibi korkunç gürültüsü olur, buyururdu.
O ateş çok yükseklere kadar tırmanıyor ve bu ateşten gökgürültüsü gibi pek şiddetli bir gürültü ile patlamalar meydana geliyor.
O ateş çok yükseklere kadar tırmanıyor ve bu ateşten gökgürültüsü gibi pek şiddetli bir gürültü ile patlamalar meydana geliyor.
Gökte alışılmış olan kırmızılığın aksine bambaşka bir kızıllık yayılacak.
Hadisin bu kısmında, olayın gece vakitlerinde meydana geleceğine işaret edilmiştir. Gece vakti meydana gelen büyük infilakın alevleri çok şiddetli bir aydınlanma yapar. Bu kızıl alevlerin meydana getirdiği kızıl aydınlanma, halkın mutad üzere alışık olduğu kırmızı "Tan" aydınlanmasından çok ayrıdır. Çünkü gece vakti böyle gündüz gibi aydınlanma olağanüstü bir olaydır.
Tan: Güneş doğarken ve batarken oluşan ve güneşin aydınlatma gücünün zayıflayıp, beyaz ışıktan kırmızı ışık yayar duruma geldiği vakitlerdeki hali.
Hadisin bu kısmında, olayın gece vakitlerinde meydana geleceğine işaret edilmiştir. Gece vakti meydana gelen büyük infilakın alevleri çok şiddetli bir aydınlanma yapar. Bu kızıl alevlerin meydana getirdiği kızıl aydınlanma, halkın mutad üzere alışık olduğu kırmızı "Tan" aydınlanmasından çok ayrıdır. Çünkü gece vakti böyle gündüz gibi aydınlanma olağanüstü bir olaydır.
Tan: Güneş doğarken ve batarken oluşan ve güneşin aydınlatma gücünün zayıflayıp, beyaz ışıktan kırmızı ışık yayar duruma geldiği vakitlerdeki hali.
BÜYÜK OLAYLARIN VE HAYRET VERİCİ ŞEYLERİN MEYDANA GELMESİ
|
Resulullah (s.a.v.) efendimizin doğumundan önce büyük ve harika haller zuhur etmişti. Doğduğu gece yeni bir yıldız doğmus; Kisra'nın (İran Padişahları) sarayının 14 burcu yıkılmış; İran'da 1000 yıldır yanmakta olan Mecusi ateşi sönmüş; Semavi Vadisi sel suları altında kalmış, Save Gölü kurumuştu v.s... Yukarıdaki rivayetlerde işaret edildiği gibi, Mehdi'nin zuhuru da, Peygamber efendimizinkine benzeyecektir. O'nun zuhurundan önce de büyük ve harika haller, olaylar olacaktır.
Rivayetlerin işaretine göre Mehdi'nin zuhur yılı olan H.1400 (Miladi 1979) yılı başlarında cereyan eden büyük ve harika olaylar:
- Kabe basıldı ve çok sayıda Müslümanın kanı akıtıldı.
- 500 yıllık İran şahlığı yıkıldı ve İran Şahı Rıza Pehlevi öldü.
- Hindistan'ın Bombay kentinde bir fabrikadan sızan gaz 20.000 kişinin ölümüne yol açtı.
- İki Müslüman ülke olan İran ve Irak arasında 8 yıl sürecek bir savaş başladı.
- Ruslar, Afganistan'ı işgal etti.
- Mexico City şiddetli bir depremle yerle bir oldu.
- Kuzey Kolombiya'daki Nevada Del Ruiz yanardağı 400 yıldır ilk kez patladı. Eriyen kar ve buzun oluşturduğu çamur yüzünden Armero kenti haritadan silindi. 20.000 kişi öldü.
- Bangladeş'teki sel 25.000 kişinin ölümüne sebep oldu.
- Hristiyanlığın merkezi Roma'yı sular bastı.
- 1986'da Çin'de tarihinin en büyük orman yangını oldu.
- Hindistan Başbakanı Indra Gandi, Mısır Devlet başkanı Enver Sedat, İsveç Başbakanı Olof Palme öldürüldü.
- Papa II. Jean Paul vuruldu.
- 1980 yılı başlarında ilk AIDS vakaları tespit edildi. Şu ana kadar on binlerce kişinin ölümüne sebep olan bu hastalığa "Çağın Vebası" ismi verildi. AIDS, 1960'larda Amerika'da başlayan ve her çeşit cinsel serbestliği getirmiş olan "Seks Devrimi"ni sona erdirdi.
- 1986'da uzay mekiği Challenger fırlatılışından sonra infilak etti.
- 26 Nisan 1986'da Ukrayna'daki Çernobil Nükleer Santralında şimdiye kadar görülen en büyük nükleer kaza meydana geldi. Birçok Avrupa ülkesi yayılan radyasyondan etkilendi.
- Ozon tabakasının delinmesi Dünya iklimi üzerinde çok olumsuz etkiler bıraktı.
- Sovyetler Birliği yıkıldı ve Gorbaçov'la birlikte Bağımsız Devletler ortaya çıktı.
- Irak'ın Kuveyt'i ilhak etmesinden sonra Körfez Savaşı başladı.
- Ermenistan'daki depremde kent harabeye dönüştü. 500.000 kişi evini terk ederken, ölü sayısı 40.000'i aştı.
- 1989 yılında Çin'de komünist bölükler tanklarla öğrencilerin üzerine yürüdü, Tiananmen meydanında 2000 öğrenci öldü.
- Soğuk Savaşın sembolü olan Berlin duvarı inşasından tam 28 yıl sonra yıkıldı.
- 1990 yılında Kabe'deki tüneldeki izdihamda 1400'den fazla hacı hayatını yitirdi.
- 1991 yılında Bangladeş'te meydana gelen sellerin sonrasında 120.000'in üstünde kişi öldü, milyonlarca kişi evsiz kaldı.
- Bosna ve Kosova'daki katliamda yüz binlerce Müslüman öldürüldü ve yüzbinlercesi yurtlarından çıkarıldı.
- Ebola virüsü on binlerce kişinin ölümüne sebep oldu.
- El Nino tüm dünya ülkelerine çok büyük felaketler getirdi.
- Son 20 yıldır Amerika'da fırtınalar, kasırgalar, hortumlar ve seller durmak bilmedi. Binlerce insan öldü, milyonlarcası evini terk etti ve zarar her seferinde milyar dolarlarla ölçüldü.
- 19 Ekim 1987'de Londra Borsası çöktü. Yaşanan büyük panik sonucunda 50 milyar sterlinlik değer kaybı yaşandı.
- 19 Nisan 1995'de ABD'nin Oklahoma kentindeki Federal Binaya yapılan bombalı saldırıda 168 kişi öldü.
- 22 Mart 1997'de Hale-Bopp kuyruklu yıldızı, saatte 160 km. hızla Dünya'nın 195 milyon km. yakınından geçti. Çıplak gözle izlenebilen Hale-Bopp'un geçişi, tüm dünyada milyonlarca kişi tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı.
- 10 Mayıs 1997'de İran'daki 7.1 şiddetindeki depremde 1500 kişi öldü.
- 4 Şubat 1998'de Afganistan'daki 6.1 şiddetindeki depremde 5 bin kişi hayatını kaybetti.
- 25 Ocak 1999'da Kolombiya'daki 6 şiddetindeki depremde 1171 kişi hayatını kaybetti.
- 21 Eylül 1999'da Tayvan'daki 7.6 şiddetindeki depremde 2100'den fazla kişi hayatını kaybetti.
- 11 Eylül 2001'de ABD'ye, tarihin en büyük terörist saldırısı düzenlendi: İki yolcu uçağı, sabah mesaisinin başladığı saatlerde 18 dakika arayla New York'taki Dünya Ticaret Merkezi'nin bulunduğu iki gökdeleni vurdu. Ardından bir başka uçak Pentagon'a düştü. Saldırıda beş binin üzerinde insan öldü.
- Hindistan'da büyüklüğü 7.9 olan bir deprem meydana geldi ve binlerce kişi yaşamını yitirdi.
- Avrupa'da yaşanan aşırı sıcaklar 10 binlerce insanın ölümüne neden oldu.
- 60.000 senede bir gerçekleşen bir olay meydana geldi ve Mars gezegeni Dünya'ya en yakın konuma geldi.
- 17 Ocak 2002 tarihinde Kongo'daki Nyiragongo Yanardağı patladı. Olayda 100 kişi öldü.
- 15 Kasım 2003, İstanbul Şişhane'deki Neve Şalom Sinagogu ile Şişli'deki Beth İsrail Sinagogu'na intihar saldırıları düzenlendi.
- Sinagoglardaki ayin sırasında bomba yüklü iki ayrı kamyonetin intihar eylemcilerince havaya uçurulmasıyla gerçekleştirilen saldırılarda 25 kişi öldü, 262 kişi yaralandı.
- Kasım 2003'te dünyanın en kurak bölgelerinden olan Mekke'de meydana gelen sel felaketinde 12 kişi yaşamını yitirdi.
- 20 Mart 2003, ABD'nin hala devam eden Irak operasyonu, Bağdat'ı bombardıman ile başladı.
- 20 Kasım 2003, İstanbul'da yine kamyonetli ikiz intihar saldırıları düzenlendi. Levent'teki HSBC Bankası Genel Müdürlüğü ve Beyoğlu'ndaki İngiltere Başkonsolosluğu'na yapılan saldırılarda 33 kişi öldü, 450 kişi yaralandı. Çok büyük maddi hasar gerçekleşti.
- 26 Şubat 2004 tarihinde Moskova metrosunda meydana gelen intihar saldırısında yaklaşık 40 kişi hayatını yitirdi.
- 12 Mart 2004, İspanya'nın başkenti Madrid'in merkezinde 3 ayrı tren istasyonuna düzenlenen bombalı saldırılarda yaklaşık 200 kişi hayatını yitirdi. Saldırılarda binden fazla kişi yaralandı.
- 3 Eylül 2004, Kuzey Osetya'da yüzlerce kişinin rehin tutulduğu okul binasına Rus güçleri tarafından operasyon düzenlendi. Çoğu çocuk en az 150 kişi öldü, 560 rehine yaralı olarak kurtarıldı.
- Güney Asya'da 26 Aralık 2004 tarihinde 9.0 büyüklüğünde bir deprem ve ardından çok büyük bir tsunami gerçekleşti. Kaybolan hayatların sayısı ölü ve kayıplarla birlikte 288 bir olarak ifade ediliyor.
- 2 Nisan 2005 tarihinde Papa II. Jean Paul hayatını yitirdi.
- 7 Temmuz 2005 tarihinde, İngiltere'nin başkenti Londra, 2. Dünya Savaşı'ndan beri şehri vuran en büyük saldırıyla sarsıldı. Metro ve otobüslere eşzamanlı olarak düzenlenen dört saldırı sonucunda 50'den fazla kişi öldü, yaklaşık 700 kişi yaralandı. 21 Temmuz'da yine dört ayrı eşzamanlı bombalı saldırı girişiminde bulunuldu.
- 500 yıllık İran şahlığı yıkıldı ve İran Şahı Rıza Pehlevi öldü.
- Hindistan'ın Bombay kentinde bir fabrikadan sızan gaz 20.000 kişinin ölümüne yol açtı.
- İki Müslüman ülke olan İran ve Irak arasında 8 yıl sürecek bir savaş başladı.
- Ruslar, Afganistan'ı işgal etti.
- Mexico City şiddetli bir depremle yerle bir oldu.
- Kuzey Kolombiya'daki Nevada Del Ruiz yanardağı 400 yıldır ilk kez patladı. Eriyen kar ve buzun oluşturduğu çamur yüzünden Armero kenti haritadan silindi. 20.000 kişi öldü.
- Bangladeş'teki sel 25.000 kişinin ölümüne sebep oldu.
- Hristiyanlığın merkezi Roma'yı sular bastı.
- 1986'da Çin'de tarihinin en büyük orman yangını oldu.
- Hindistan Başbakanı Indra Gandi, Mısır Devlet başkanı Enver Sedat, İsveç Başbakanı Olof Palme öldürüldü.
- Papa II. Jean Paul vuruldu.
- 1980 yılı başlarında ilk AIDS vakaları tespit edildi. Şu ana kadar on binlerce kişinin ölümüne sebep olan bu hastalığa "Çağın Vebası" ismi verildi. AIDS, 1960'larda Amerika'da başlayan ve her çeşit cinsel serbestliği getirmiş olan "Seks Devrimi"ni sona erdirdi.
- 1986'da uzay mekiği Challenger fırlatılışından sonra infilak etti.
- 26 Nisan 1986'da Ukrayna'daki Çernobil Nükleer Santralında şimdiye kadar görülen en büyük nükleer kaza meydana geldi. Birçok Avrupa ülkesi yayılan radyasyondan etkilendi.
- Ozon tabakasının delinmesi Dünya iklimi üzerinde çok olumsuz etkiler bıraktı.
- Sovyetler Birliği yıkıldı ve Gorbaçov'la birlikte Bağımsız Devletler ortaya çıktı.
- Irak'ın Kuveyt'i ilhak etmesinden sonra Körfez Savaşı başladı.
- Ermenistan'daki depremde kent harabeye dönüştü. 500.000 kişi evini terk ederken, ölü sayısı 40.000'i aştı.
- 1989 yılında Çin'de komünist bölükler tanklarla öğrencilerin üzerine yürüdü, Tiananmen meydanında 2000 öğrenci öldü.
- Soğuk Savaşın sembolü olan Berlin duvarı inşasından tam 28 yıl sonra yıkıldı.
- 1990 yılında Kabe'deki tüneldeki izdihamda 1400'den fazla hacı hayatını yitirdi.
- 1991 yılında Bangladeş'te meydana gelen sellerin sonrasında 120.000'in üstünde kişi öldü, milyonlarca kişi evsiz kaldı.
- Bosna ve Kosova'daki katliamda yüz binlerce Müslüman öldürüldü ve yüzbinlercesi yurtlarından çıkarıldı.
- Ebola virüsü on binlerce kişinin ölümüne sebep oldu.
- El Nino tüm dünya ülkelerine çok büyük felaketler getirdi.
- Son 20 yıldır Amerika'da fırtınalar, kasırgalar, hortumlar ve seller durmak bilmedi. Binlerce insan öldü, milyonlarcası evini terk etti ve zarar her seferinde milyar dolarlarla ölçüldü.
- 19 Ekim 1987'de Londra Borsası çöktü. Yaşanan büyük panik sonucunda 50 milyar sterlinlik değer kaybı yaşandı.
- 19 Nisan 1995'de ABD'nin Oklahoma kentindeki Federal Binaya yapılan bombalı saldırıda 168 kişi öldü.
- 22 Mart 1997'de Hale-Bopp kuyruklu yıldızı, saatte 160 km. hızla Dünya'nın 195 milyon km. yakınından geçti. Çıplak gözle izlenebilen Hale-Bopp'un geçişi, tüm dünyada milyonlarca kişi tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı.
- 10 Mayıs 1997'de İran'daki 7.1 şiddetindeki depremde 1500 kişi öldü.
- 4 Şubat 1998'de Afganistan'daki 6.1 şiddetindeki depremde 5 bin kişi hayatını kaybetti.
- 25 Ocak 1999'da Kolombiya'daki 6 şiddetindeki depremde 1171 kişi hayatını kaybetti.
- 21 Eylül 1999'da Tayvan'daki 7.6 şiddetindeki depremde 2100'den fazla kişi hayatını kaybetti.
- 11 Eylül 2001'de ABD'ye, tarihin en büyük terörist saldırısı düzenlendi: İki yolcu uçağı, sabah mesaisinin başladığı saatlerde 18 dakika arayla New York'taki Dünya Ticaret Merkezi'nin bulunduğu iki gökdeleni vurdu. Ardından bir başka uçak Pentagon'a düştü. Saldırıda beş binin üzerinde insan öldü.
- Hindistan'da büyüklüğü 7.9 olan bir deprem meydana geldi ve binlerce kişi yaşamını yitirdi.
- Avrupa'da yaşanan aşırı sıcaklar 10 binlerce insanın ölümüne neden oldu.
- 60.000 senede bir gerçekleşen bir olay meydana geldi ve Mars gezegeni Dünya'ya en yakın konuma geldi.
- 17 Ocak 2002 tarihinde Kongo'daki Nyiragongo Yanardağı patladı. Olayda 100 kişi öldü.
- 15 Kasım 2003, İstanbul Şişhane'deki Neve Şalom Sinagogu ile Şişli'deki Beth İsrail Sinagogu'na intihar saldırıları düzenlendi.
- Sinagoglardaki ayin sırasında bomba yüklü iki ayrı kamyonetin intihar eylemcilerince havaya uçurulmasıyla gerçekleştirilen saldırılarda 25 kişi öldü, 262 kişi yaralandı.
- Kasım 2003'te dünyanın en kurak bölgelerinden olan Mekke'de meydana gelen sel felaketinde 12 kişi yaşamını yitirdi.
- 20 Mart 2003, ABD'nin hala devam eden Irak operasyonu, Bağdat'ı bombardıman ile başladı.
- 20 Kasım 2003, İstanbul'da yine kamyonetli ikiz intihar saldırıları düzenlendi. Levent'teki HSBC Bankası Genel Müdürlüğü ve Beyoğlu'ndaki İngiltere Başkonsolosluğu'na yapılan saldırılarda 33 kişi öldü, 450 kişi yaralandı. Çok büyük maddi hasar gerçekleşti.
- 26 Şubat 2004 tarihinde Moskova metrosunda meydana gelen intihar saldırısında yaklaşık 40 kişi hayatını yitirdi.
- 12 Mart 2004, İspanya'nın başkenti Madrid'in merkezinde 3 ayrı tren istasyonuna düzenlenen bombalı saldırılarda yaklaşık 200 kişi hayatını yitirdi. Saldırılarda binden fazla kişi yaralandı.
- 3 Eylül 2004, Kuzey Osetya'da yüzlerce kişinin rehin tutulduğu okul binasına Rus güçleri tarafından operasyon düzenlendi. Çoğu çocuk en az 150 kişi öldü, 560 rehine yaralı olarak kurtarıldı.
- Güney Asya'da 26 Aralık 2004 tarihinde 9.0 büyüklüğünde bir deprem ve ardından çok büyük bir tsunami gerçekleşti. Kaybolan hayatların sayısı ölü ve kayıplarla birlikte 288 bir olarak ifade ediliyor.
- 2 Nisan 2005 tarihinde Papa II. Jean Paul hayatını yitirdi.
- 7 Temmuz 2005 tarihinde, İngiltere'nin başkenti Londra, 2. Dünya Savaşı'ndan beri şehri vuran en büyük saldırıyla sarsıldı. Metro ve otobüslere eşzamanlı olarak düzenlenen dört saldırı sonucunda 50'den fazla kişi öldü, yaklaşık 700 kişi yaralandı. 21 Temmuz'da yine dört ayrı eşzamanlı bombalı saldırı girişiminde bulunuldu.
MEHDİ'DEN ÖNCEKİ YÖNETİMLER
|
Peygamberimizden (s.a.v.) sonra Mehdi'nin (a.r.) halifeliğine kadar gelecek olan yönetimler şöyle sıralanmıştır.
1. Halifelik devri
2. Meliklik-Sultanlık-Padişahlık devri
3-Zorba bir idare devri
İslam tarihinde Resulullah (s.a.v.) efendimizin vefatıyla birlikte yönetim, Halifeler geçmiştir. Sırasıyla Hz. Ebubekir, Ömer, Osman, Ali (r.a.) efendilerimiz toplam 30 yıl halifelik makamında kalmışlardır.
Sonra başa sırasıyla Emeviler, Abbasiler, Osmanlı Devleti geçmis, bunlarla Meliklik, Sultanlık, Padişahlık devri başlamıştır. En uzun süren devirde bu devir olmuştur. Gerçekten hadisin haber vermesiyle bunlar aynen tahakkuk etmiştir. Bunlardan sonra ise zorba bir idarenin geçeceği bildirilmektedir. Bugün bu zorba yönetim, birçok "sözde İslami" devlette kendini göstermektedir. Bu yönetimlerde Islam'in esaslarına karşı gelinmekte, müslümanlar mağdur durumda birakiımaktadır.
Bütün bunların ardından başa Hz. Mehdi'nin başında bulunduğu halifelik yönetimi geçecektir.
Bütün bunların ardından başa Hz. Mehdi'nin başında bulunduğu halifelik yönetimi geçecektir.
MEHDİ'NİN, HALİFE OLMADIĞI BIR DÖNEMDE GELMESİ
|
Mehdi'nin (a.r.) zuhur edeceği dönemde İslam ümmetinin başında bir halif bulunmayacağı bildirilmektedir. Hicri 1300 tarihine kadar müslümanların başında bir halife bulunmaktaydı, fakat daha sonra bu müessese kaldırıldı. Mehdi (a.r.) hadisin tarif ettiği böyle bir dönemden sonra çıkacaktır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder