28 Mart 2010 Pazar

TALUD KISSASI


Muhammed b. Hanefi'den (r.a.) rivayet edildi ki:
Bir gün biz Hz. Ali'nin yanindayken birisi Hz. Mehdi'den sual etti. Ali (r.a.) "Heyhat" dedi. Sonra eliyle bir dokuz yaptı ve sonra da O ahir zamanda, kişiye "Allah'dan kork , Allah'dan kork"denildiği zamana çıkar dedi. (ve şöyle devam etti):
Bulutların semada toplandığı gibi, Allah O'nun etrafına bir kavim toplar. Onların kalblerini uzlaştırır. Onlar içlerinden şehit düşene üzülmez, kendilerine katılana da sevinmezler. Sayıları  Bedir ashabı  kadardır. Evvelkiler onları geçmediği gibi, sonrakiler de onlara yetişemezler.
Kitab ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman .57


Bir tevili şudur ki:

Bu rivayette bildirilen "9" işaretinin, sebebsiz yere söylenmiş olması mümkün değildir. Sual, zaman bildirilen bir konuşma baslangıcı olduğundan dolayı, bu "9", Hz. Mehdi'nin çıkış zamanı ile ilgili bir rakama, işaret ediyor olabilir. Mesela; Mehdi'nin zuhur yılı olan Hicri 14. asır başına 1979 yılında girilmesi gibi. (Allahualem)
Bu  "9" isaretinin bir baska tevili şudur ki:

Dokuz sene ile tahdid edilmesi Konstantiniyyeyi fethetme müddeti itibariyledir.
Kıyamet Alametleri, 183
Yukarıdaki rivayette de görüldüğü gibi  bu "9" Hz.Mehdi'nin (a.r.) Konstantiniyye'yi manen fethedeceği sene müddetidir. (Allahualem)

Bulutların semada toplandığı gibi...
Rivayetin, ikinci kısmının 'Bulutların semada toplandığı gibi' özellikle belirtilmis bir benzetmeyle başlaması da sebebsiz değildir. (Allahualem) Bu benzetmenin işaret ettiği cihet de pek dikkat çekicidir. Çünkü Bulut, Duman gibi semadan bazı alametler, Mehdi'nin, çıikacağı devrelere ait alametler olarak birçok rivayette geçmektedir Mesela;

Ebu Naim, Ibni Ömer'den tahric etti.
Hz. Mehdi basi üzerinde bir bulut oldugu halde çikacak, o bulutta bir münadi "Bu Allah'in halifesi Mehdi'dir, ona tabi olun" diye nida edecektir.
Kitab ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman


Bir tevili şudur ki:

Bu bulut belkide Mehdi zamanında zuhur edecek, onun çıkıs alametlerinden sayılacak olan bir duman hadisesine işaret etmektedir.
 
... Allah O'nun etrafında bir kavim toplar. Onların kalplerini uzlaştırır...
Ahir zamanda Allah'u Teala, Hz.Mehdi'nin etrafinda öyle bir mübarek grub toplar ki, bu grub munis, kalpleri uzlaşmış ve birbirlerine geniş bir sevgi ile kaynaşmışlardıir, bu kavmin Mehdi'ye karşı sevgileri de oldukça fazladır.
...Onlar içlerinden şehit düşene üzülmez, kendilerine katılanlara da sevinmezler...
Mehdi'nin ertafindaki bu grub herşeyi Allah'u Teala'dan bekledikleri için, aralarından herhangi  birinin ayrılması ve eksilmesi ile bir üzüntü duymazlar, hiç sarsılmadan yiğitçe mücadelelerine devam ederler. Yine kendilerine katılan biri olduğunda da bu yeni kardeşlerini Allah'u Teala'nin gönderdiğini, ona hidayet verdiğini, ahlakını güzelleştirdiğini, kalbine muhabbet ve sevgi koyduğunu bilirler, nefisleri bundan bir pay çıkarıp sevinmezler.
Evvelkiler onları geçmediği gibi, sonrakiler de onlara yetişemezler...
Burada ise Mehdi'nin yardımcılarının mücahedelerinde gösterdikleri İhlas-Sadakat-Tesanüt gibi bir takım meziyetlerindeki üstünlüklerinden dolayı evvelki ve sonrakilerden üstün olacaklarına dikkat çekilmektedir. Bu mücahidlerin üstünlüklerinin yönleri muhteliftir, fakat buradaki izahın müthiş bir müjde olduğunu da açıkça görmekteyiz.
...ve Onların  Sayıları Talut İle Nehri Geçenler Kadardır 
Mehdi ve ordusunun bahseden bu hadis-i serifte onlarin sadece sayi ve özellikleri verilmemis, Talud'un da ismi zikredilerek onun ordusuyla bir benzerlik kurulmak istenmistir. Ayni zamanda bu hadis Mehdi ile Talutun mücadelelerinde bir takım ortak hususiyetlerin bulunabileceğine dikkat çekerek, ileride gelecek Mehdi ve ordusuna bu ibretli kıssadan hem ikaz, hem irşad alabileceklerini tavsiye etmektedir.
Kur'an-ı Kerim, Talut kıssasını Bakara Suresinde haber vermektedir:

2/246- Musa'dan sonra İsrailogullarinin önde gelenlerini görmedin mi? Hani, peygamberlerinden birine: "Bize bir melik gönder de Allah yolunda savaşalım" demişlerdi, O: "Ya üzerinize savaş yazıldığı halde savaşmayacak olursanız?" demişti. "Bize ne oluyor ki Allah yolunda savaşmayalım? Ki biz yurdumuzdan çıkarıldık ve çocuklarımızdan (uzaklastırıldık.)" demişlerdi. Ama onlara savaş yazıldığı (öngörüldüğü) zaman, az bir kısmı hariç yüz çevirdiler. Allah zalimleri bilir.


Bu ayet-i kerimede bir kısım insanlara mücahede farz kılınca, pek azı müstesna mücahedeye yanaşmadıkları belirtilmektedir.
Zamanınızda da mücahede farz olduğu halde büyük bir kitle Emr-i bil maruf Nehy-i anıl münker olarak belirlenen tebliğden, mücahededen kaçmaktadır. Çok küçük bir azınlık bu kutsi  vazifeyi deruhte etmektedir.

2/247- Onlara peygamberleri dedi ki: "Allah size Talut'u (melik olarak) gönderdi." Onlar: "Biz hükümdarlığa, ona göre daha çok hak sahibiyken ve ona bir mal (servet) bolluğu verilmemişken, nasıl bizi (yönetmek üzere) hükümdarlık (mülk) onun olabilir?" dediler. O (şöyle) demişti: "Doğrusu Allah size onu seçti ve onun bilgi ve bedenî gücünü arttırdı. Allah, kime dilerse mülkünü verir; Allah (rahmeti ve gücü) geniş  olandır, bilendir."


O devirde bazıları Talut'u şan, şöhret zenginlik, ihtişam içinde bir şahıs olarak bekliyor, hükümdarlık vasfında olan kişinin ancak bu gibi özelliklere sahip olması gerektiğini sanarak yanılıyorlar. Fakat, Cenab-ı Allah da Talut'un ilim ve vücud bakımından güçlü olmasını isteyerek mülkünü dilediğine vereceğini bildiriyor. Zamanımızda da bir kısım avam Mehdi'yi şan, şöhret, saltanat içinde bir şahıs olarak bekliyor. Halbuki Allah (c.c.) mülkü istediğine vereceğinden, bu sahıslar avamın ummadığı, hiç tahmin etmediği, kimseler olabiliyor. (Allahualem)

Yukarıda 247. ayet-i kerimenin işaretli kısmının ebcedi 1379 veya L (lam) seddesiyle birlikte 1409 rakamını vermektedir.
Acaba Hicri 1409 yılının (=Miladi 1988-1989 yılları) İslam alimlerinin ekserisi tarafından Mehdi'nin çıkış yılı olarak kabul ettikleri Hicri 1400'lü yılların başlarına karşılık gelmesi, bizlere Mehdi'nin de ayet-i kerimenin mealine uygun bir şekilde, müslümanlar üzerine seçildiğini ve vazifelendirildiğini mi müjdelemektedir? (Allahualem)
 
2/248- Peygamberleri, onlara (şöyle) dedi: "Onun (Talut'un)  hükümdarlığının belgesi, size Tabut'un gelmesi (olacaktır ki) onda Rabbinizden 'bir güven duygusu ve huzur' ile Musa ailesinden ve Harun ailesinden artakalanlar var; onu melekler taşır. Eğer inanmışlarsanız bunda süphesiz sizin için bir delil vardır.''


Talut'un hükümdarlığının alameti "Kutsal Tabut'tur." Bahsi geçen Kutsal Tabut'un içinde bu rivayete göre Hz. Musa'nin asası ile bazıi Tevrat levhaları ve Hz.Harun'un asası ile sarığı gibi kutsal emanetler bulunmaktaydı.
Talut ile Mehdi arasında bir benzerlik de burada görülmektedir. Ahirzaman da Mehdi'nin devrinde de "Kutsal Tabut" un bulunacağı rivayet edilmiş ki, bu Kutsal Tabut'da Mehdi'nin hükümdarlığının alametlerinden biri olacaktır. (Allahualem)

Hz. Mehdi, Tabut-u Sekine'yi Antakya mağarasından çıkaracaktır.
El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar ,54
Mehdi'nin elinde (zamanında) Sekine bulunan Tabut Taberiye gölünden çıkarılır ve Beyt-ül Makdis'te O'nun önüne getirilir. Yahudiler bunu görünce pek azı  hariç, çoğu müslüman olurlar.
Kitab ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman,77
Hz. Mehdi ... Beyt-ül Mukaddes'in hazinelerini, Tabut-u Sekine'yi Ben- İsrail sofrası  ile levhaların madenlerini Hz. Adem'in cübbesini, Hz. Süleyman'in minberinin asasını  ve Allah'ın Ben-i Israil'e gönderdiği süt kadar beyaz olan eldivenleri çıkaracaktır.
El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar,35


Hz.  Talut'un sayısı az, fakat son derece seçkin, nefsini kontrol altına alabilen bir ordusu vardı. Bu ordusunu seçmek için bir ırmaktan içmemelerini söyledi. Nefsine hakim olamayan büyük bir kitle bu irmaktan çokça içerek o mübarek orduya layık olmadıklarını gösterdiler.

2/249- Talut, orduyla birlikte ayrıldığında dedi ki: "Doğrusu Allah sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim bundan içerse, artık o benden değildir ve kim de -eliyle bir avuç alanlar hariç- onu tadmazsa bendendir. Küçük bir kısmı hariç (hepsi sudan) içti. O, kendisiyle beraber iman edenlerle (ırmağı) geçince onlar (geride kalanlar): "Bugün bizim Calut'a ve ordusuna karşı (koyacak) gücümüz yok" dediler. (O zaman) Muhakkak Allah'a kavuşacaklarını umanlar (şöyle) dediler: "Nice küçük topluluk, daha çok olan bir topluluğa Allah'ın izniyle galib gelmiştir; Allah sabredenlerle beraberdir."


Ahirzamanda Hz. Mehdi (r.a.) mücahedesinde de insanlar bir nevi böyle irmakla (engellerle) imtihan edilecekler, seçkin, nefsine hakim müslümanlar ancak böyle seçileceklerdir. Bu konuda Mehdi'nin karsılaşacağı Deccal ve Deccal'in yalancı ırmakları ile ilgili olarak çesitli rivayetler de bildirilmiştir.

Huzeyfe (r.a.) der ki: Resul-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
Muhakkak ki ben, Deccal'in beraberinde bulunan şeyleri ondan daha iyi bilmekteyim. Onun yanında akmakta olan iki ırmak vardır.Onlardan biri göz görüşü ile beyaz bir surdur. Diğeri de göz görüşü ile kendi kendine tutuşup alevlenen bir ateştir. Eğer herhangi bir kimse ona erişirse ateş olarak gördüğü  ırmağa gelsin. Sonra basını daldırsın. Sonra başını aşağıya eğip ondan içsin. çünkü o nehir soğuk bir sudur.
Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, 480


Deccal'in fitnesiyle karşılaşanlar, farkında olmadan kendisine güzel görünen ve bu zahiren yararlı sandığı fiilleri (ayette geçen çok su içmek gibi) isleyerek aslında kötü yola düşmektedirler. Bu fitneden kurtulmak için Deccal'in zahiren kötü gösterdiği amelleri işlemek ve nefse dayalı hareket etmemek gerekmektedir.

Ayette belirtildiği gibi Hz. Talut'a (a.r.) tabi olanlarin bir çoğu nefislerine uyarak (ikaz edildiği halde bir avuçtan fazla su içerek) kendilerine büyük zarar vermişler, düşmanla savaşarak takattan kesilmişlerdir.
Şimdi de Deccal'in, rivayetlerde bildirilen ırmaklarından "kana kana yiyip içen" nefislerine hakim olamayan ehl-i dalalet imtihanı kaybetmekle ancak bir avuç mücahid-i din bu kutlu orduya katılmaya hak kazanmaktadır.

 2/250- Onlar, Calut ve ordusuna karşı meydana (savaşa) çıktıklarında, dediler ki: "Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır, adımlarımızı sabit kıl (kaydırma) ve kafirler topluluğuna karşı bize yardım et."


Hz. Talud ve ordusu, o zamanin küfrün lideri ve Deccal'i olan Calut'a karşı güç, kuvvet ve dayanıklılık vermesi için Cenab-ı Allah'a dua ediyor.
".... Ey Rabbimiz! üzerimize sabır yağdır."
çok latif bir tevafuk; Talut ve ordusunun yaptığı bu "dua" nin ebced değeri 1988 rakamını vermektedir. Acaba 1988 yılı (Hicri 1408) Mehdi'nin çıkış yılı olarak kabul edilen Hicri. 14. asrın hemen başlarına karsılık gelmesi, Mehdi ve ordusunun böyle bir duası olacağını mı bizlere haber vermektedir.

 2/251- Böylece onları, Allah'ın izniyle yenilgiye uğrattılar. Davud Calut'u öldürdü. Allah da ona mülk ve hikmet verdi; ona dilediğinden öğretti. Eğer Allah'ın, insanların bir kısmı ile bir kısmını def'i (engellemesi) olmasaydı, yeryüzü mutlaka fesada uğrardı. Ancak Allah, alemlere karşı  büyük fazl (ve ihsan) sahibidir.


Yukarıdaki ayette Talut'un Calut'a karşı başarısı anlatılıyor. Cenab-ı Allah inşaAllah Mehdi ve ordusunu da Deccale karşı muvaffak kılacak,  Deccalin fitne ve fesadını onlar eliyle ortadan kaldıracaktır.

Talut kıssasının Kur'an-ı Kerim'de anlatılan hususiyetleri ile Mehdiyet hadisesinin Hadis-i Şeriflerde bildirilen hususiyetleri arasındaki benzerlik bu kadarla bitmemektedir.

1. Hz. Talut'un geleceğini, Israiloğullarının peygamberleri haber veriyor.
Hz. Mehdi'nin geleceğini de, bizlere peygamberimiz haber vermiştir.

2. Hz. Talut'un ordusu rivayetlere göre  313 kişidir.

Hz. Mehdi'nin ordusu da toplam  313 kişi olacaktir.

3. Hz. Talut'dan sonra başa bir peygamber (Hz. Davud) geçiyor.

Hz. Mehdi'den sonra da başa, semadan nuzul edecek olan Hz. İsa geçecektir. (Allahualem)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder