28 Mart 2010 Pazar

MEHDİ'YE KENDİSİ İSTEMEDİĞİ HALDE BİAT EDİLMESİ


Ümmü Seleme (r.a.)den rivayet edildiğine göre Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur. 
Halifenin ölümü anında ihtilaf olur. Medine halkından bir kişi koşarak Mekke'ye çıkar. Mekke halkından bir grup onu, istememesine rağmen (bulunduğu yerden) çıkarırlar. Hacer-i Esved'le Makamı İbrahim arasında ona biat ederler. 
Sünen-i Ebu Davud, 5/94 
El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 20
Hz. Mehdi insanların "Eğer kabul etmezsen, senin boynunu vururuz." şeklindeki zorlamalarından sonra Rükün ve Makam arasında biatleri kabul edecektir. Onun yanına, büyük bir fitneden sonra kendilerine hükmetmesi için gidilecek ve ancak ölümle tehdit edildikten sonra başa geçmeye razı olacaktır. Ondan sonra insanlar arasında bir damla kan dökülmeyecektir. 
Hz.Mehdi istemediği halde ona biat edeceklerdir. Daha sonra Hz. Mehdi, onlara 2 rekat namaz kıldıracak ve Makam'ın yanında minbere çıkacaktır. 
El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 34,50 44
Naim b. Hammad, İbni Mesud'dan tahric etdi:
Ticaret ve yolların kesildiği ve fitnelerin çoğaldığı zaman, muhtelif beldelerden yedi alim her birinin beraberinde üçyüz on küsur kişi olduğu halde, birbirlerinden habersiz bir şekilde Mekke'de bir araya gelirler. Biri diğerine "Burada ne arıyorsun?" diye sorar. Ona şöyle derler: "Biz O şahsı aramak için geldik ki, fitneler Onun eliyle sönebilir. Konstantiniyye O'nunla fethedilir. Biz O'nun Mekke'de olduğunu da biliyoruz. "Bu yedi alim bu konuda birleşirler. O'nu ararlar ve Mekke'de bulurlar. Ve kendisine "Sen falan oğlu falansın" derler. O ise "Ben sadece Ensar'dan birisiyim" der. Onların elinden kurtulur. O'nu tanıyan ve bilenlere anlatırlar, bunun üzerine "aradığınız sahibiniz O'dur ve Medine'ye gitmiştir" denilir. Bu defa O'nu ararlar, halbuki O tekrar Mekke'ye dönmüştür. O'nu  tekrar Mekke'de bularak yine, "Sen falan oğlu falansın, annen de filan kızı filanedir, sende şu şu alametler vardır, birinci defa bizden kurtuldun uzat elini sana biat edelim" derler. Bunun üzerine O "Ben aradığınız değilim" der ve tekrar Medine'ye gider . Medine'de yine aranınca tekrar Mekke'ye döner. Mekke'de kendisini Rükün da bularak şöyle derler: "Eğer biatlarımızı kabul etmezsen, bizi aramakta olan ve başında Haddam'dan birisinin bulunduğunu Süfyani ordusuna karşı korumazsan, günahlarımız Senin üzerine ve kanlarımız da boynuna olsun" derler. Bunun üzerine Mehdi, Rükun ile Makam arasına oturur ve elini uzatarak biatları kabul eder. 
Dani, Katade'den tahric etti: 
Fitne içindeki insanlar kan akıtıldığı bir zamanda evinde oturmakta olan Mehdi'ye gelir ve "Bizim için kalk artık"der. O ise kabul etmez, ancak ölümle tehdit edildikten sonra onlar için kalkar. Ondan sonra artık kan dökülmez. 
Naim b. Hammad, Zühri'den tahric etti: 
Hz.Fatima'nın soyundan gelen Mehdi, Mekke'de meydana çıkarılır ve istemediği halde kendisine biat edilir.
Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman 52,53


Hadis-i şeriflerde Mehdi'ye biatın kendisi istemediği halde yapılacağı bildiriliyor. Bu da gösteriyor ki Mehdi kendisini hiçbir zaman Mehdi olarak ilan etmeyecektir, hatta insanlar ona gelip "alametler sende mevcut, sen Mehdi'sin" dedikleri halde o gene reddedecektir. Ancak "ölümle tehdit" edildikten sonra Mehdi başa geçmeyi kabul edecektir. 
Mehdi'nin (aleyhirridvan) nefsani bir arzu ile halife olmayı isteyeceğini düşünemeyiz. Bu görev, pek ağır ve zorluklarla doludur. Halife, bütün müslümanlardan hatta koruması altında yaşayan ehli kitaptan Allah-u Teala'ya karşı sorumludur. Resulullah (s.a.v.) efendimiz bu sebeple göreve talip olanları dikkatlice uyarmıştır. 
 
Ebu Said, Abdurrahman b. Semüre (r.a.) den: Günün birinde Resulullah (s.a.v.) efendimiz bana hitaben şöyle buyurdu: 
Ey Abdurrahman, memuriyet isteme; çünkü kendin istemeden memuriyete tayin olunursan Allah'dan yardım görürsün. Eğer kendi arzunla tayin olunursan o vazife ile başbaşa bırakılırsın. 
Buhari ve Müslim'den Riyazü-s-Salihin, 2/89 
Ebu Zer (r.a.) den: Ya Resulullah! Beni memur tayin etmez misin? dedim. Mübarek elini omuzuma koydu sonra şöyle buyurdu: 
Ebu Zer, sen zayıfsın; memuriyet bir emanettir. O kıyamette rüsvaylık ve pişmanlıktır. Yalnız o emaneti ehil olup alan ve hakkıyla başaran müstesnadır. 
(Müslim'den) Riyazü-s -Salihin, 2/90

Mehdi'nin (a.r.) halife olacağı, bizzat Allah'u Teala tarafindan peygamberine bildirilmiştir. Resulullah (s.a.v) efendimiz de bunun üzerine Mehdi için "Halifetullah"tır. (Allah'ın Halifesidir) buyurmuştur. Hz.Mehdi (r.a.) tam manasıyla zuhur ettiğinde alimlerin icması (oybirligi) ile halifeliğe seçilecektir. Bundan sonra da biatler kabul edilecektir. (Allahualem) 
Kur'an-ı Kerim'de 12. surede Yusuf (a.s.)'ın da, kendi isteği olmaksızın bulunduğu ülkenin kralı tarafindan doğruluğu, adaleti, bilgisi, güvenilirliği sayesinde başa getirildigi haber verilmektedir. 

12/54- Hükümdar dedi ki: "Onu bana getirin, onu kendime bağlı kılayım." Onunla konuştuğunda da (şöyle) dedi: "Sen bugün bizim yanımızda (artık) önemli bir yer sahibisin, güvenilir (bir danışman-yönetici)sin."


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder