25 Mart 2010 Perşembe

MEHDİ CEMAATİ, MÜNAFIKLARIN AYRILMASIYLA, DEMİRİN KİRİNİ PASINI ATMASI GİBİ TEMİZLENECEKTİR


- 13 -

Enes ibn Malik şöyle dedi: Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Deccal gelecek, nihayet Medine'nin bir tarafına inecek. Sonra MEDİNE ÜÇ KERE SALLANACAK (deprem olacak) DA ORADA BULUNAN HER KAFİR VE MÜNAFIK ONA DOĞRU ÇIKIP GİDECEK"(Buhari, cilt 15, s.6976-6977, no.68)


..Sonra MEDİNE ŞEHRİ SAKİNLERİYLE BERABER ÜÇ DEFA SALLANACAK, BUNUN ÜZERİNE (MEDİNE'DE BULUNAN) MÜNAFIK ERKEKLER VE KADINLARDAN HİÇ KİMSE KALMAYIP HEPSİ ONUN YANINA GİDECEKLER ve böylece demirci körüğünün demirin kirini, pasını giderip attığı gibi Medine'de pisliği (yani habis insanları) dışına atacak ve o güne kurtuluş günü denecektir. (Mace Cilt 10, s. 331-335)

Hadislerde Mehdi cemaatinden kopmalar olacağı haber verilmiştir. Bu dönemde, Kuran'da münafık olarak adlandırılan kahpe tıynetli insanlar Mehdi'nin yanından ayrılacaklar ve bu vesileyle Hz. Mehdi cemaati tüm pisliklerden kurtulup, tertemiz arınmış bir hale gelecektir.
Tarih boyunca her hak davada döneklik yapan, davasından dönen kahpe tıynetli insanlar her zaman olmuştur. Peygamberimiz (sav)'in döneminde de bu tür insanlar olmuş, gösterdikleri alçakça karakterleriyle tarihe geçmişlerdir. Hz. Mehdi döneminde de Allah'ın bu Adetullahı tekrarlanacak, ancak bu durum, yine tarih boyunca her hak toplulukta olduğu gibi Mehdi cemaati için çok büyük bir rahmet ve güzellik olur. Böylece Hz. Mehdi cemaati sadece samimi iman etmiş halis Müslümanlardan oluşan temiz, salih bir topluluk olacaktır.
Ayrıca rivayetlerde, Mehdi'ye yapılan saldırılara, münafıkların bu saldırıları fırsat bilip fitne çıkararak ayrılmalarına işaret ediyor. Rivayet münafıkların, kafirlerin Müslümanlara saldırı anlarında depremlerin olacağına işaret ediyor.
Kuran'da da Müslümanlara yapılan saldırılarda yer ve göğün şuurlu olacağına Allah şöyle işaret etmektedir:
Andolsun, siz oldukça çirkin bir cesarette bulunup-geldiniz.
Neredeyse bundan dolayı, gökler paramparça olacak, yer çatlayacak ve dağlar yıkılıp göçüverecekti.(Meryem Suresi, 89-90)

- 14 -
İslam tarihinin her döneminde, müslümanlar zorluklarla karşılaştığında davasını bırakıp giden, müslümanlara arkasını dönen kahpe tıynette insanlar olmuştur. Her davanın döneği olduğu gibi müslümanların arasında da dönekler vardır. Bu kişilerin diğer adı da münafıktır. Münafın müslümanların arasından gitmesi büyük bir nimettir. Allah münafıklarla ilgili şöyle bildirir:
Sizinle birlikte çıksalardı, size 'kötülük ve zarardan' başka bir şey ilave etmez ve aranıza mutlaka fitne sokmak üzere içinizde çaba yürütürlerdi. İçinizde onlara 'haber taşıyanlar' vardır. Allah, zulmedenleri bilir. (Tevbe Suresi 47)
Bir münafığın müslüman cemaatinde kalması bir tehlikedir. Gitmesi de bu salih topluluğun temizlenmesi anlamındadır. Gitmesinde çok büyük hayır vardır.



- 15 -
Ahir zamanın dehşetli ortamında; kahpeliğin, alçaklığın, dönekliğin hakim olduğu, zalim insanların bu kadar yaygın olduğu bir durumda, müslümanların birlik ve beraberliğinin ne kadar önemli ve acil olduğu açıktır. Böyle bir ortamda Müslümanların birbirlerinden ayrılıp dağılmalarının, yalnız kalmalarının ne kadar tehlikeli olduğu daha da iyi anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, zorluk anları Müslümanların birbirlerine olan sadakatlerini ve tesanüdlerini arttıran kıymetli anlardır.


- 16 -
Allah'ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın...(Ali İmran, 103)
Müminler Allah'ın bir emri olarak kendi aralarında bir birlik olarak Allah'ın dinini yaşarlar. Ve birbirlerine olan sadakatleri çok güçlüdür:
Müminler Allah'ın ipine sımsıkı sarılır hiçbir şekilde dağılıp ayrılmazlar. bu haramdır. Birlik ve beraberliğin, özellikle asrımızdaki insanların yaptığı kahpeliklere, kalleşliklere ve düzenbazlıklarnıa karşı ne kadar büyük bir nimet olduğunu gördük ve görüyoruz. Bu da Allah'ın bir mucizesidir.


- 17 -
Şüphesiz Allah, Kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak mücadele edenleri sever. (Saff Suresi, 4)
Müslümanlar birbirbirine kenetlenmiş betonarme bir bina gibi adeta saf bağlayarak, birlikte olarak, kahpelik yapanlara, müslümanlara oyun oynayanlara ve aşağılık insanlara karşı, haksızlıklara ve adaletsizliklere karşı mücadele ederler. Burada en önemli konu müslümanların kenetlenmiş şekilde hareket etmeleridir.


- 18 -
Muhammed, yalnızca bir elçidir. Ondan önce nice elçiler gelip-geçmiştir. Şimdi O ölürse ya da öldürülürse, siz topuklarınız üzerinde gerisin geriye mi döneceksiniz? İki topuğu üzerinde gerisin geri dönen kimse, Allah'a kesinlikle zarar veremez. Allah, şükredenleri pek yakında ödüllendirecektir. (Ali İmran, 144)
Her müslüman topluluğun mutlaka bir lideri olur. Peygamber Efendimiz (sav) de o devirde müslüman topululuğun lideriydi. O ölür veya öldürülürse bir başkası onun yerine lider olur. O lider de ölür veya öldürülürse bir başkası onun yerine lider olur. Bu silsile böyle kıyamete kadar devam eder. Hiçbir şekilde bu din sahipsiz kalmaz. Her zaman bir sahibi olur.
Lider konumdaki kişi hapsedilebilir, yaralanabilir, hastalanabilir. Böyle bir durumda da yerine bir başkası geçer. Müslümanlık şahıslara bina edilmez. Müslümanlara yapılan oyunlar, karşı mücadeleler, kahpelikler onların önünü kesmez. Bilakis daha güçlenerek, şiddetlenerek devam ederler. Haksızlığa, adaletsizliğe, dinsizliğe karşı ilmi, kültürel bir mücadele yapmak müslümanın görevidir.



- 19 -

Ümmetimden bir taife kıyamet kopuncaya kadar yardım görmekte devam eder. Kendilerini terk edenlerin ayrılmaları da onlara bir zarar vermez. (Ramuz El-Ehadis, 472 (Hakimin Müstedreki)
Ümmetimden bir taife, Allah'ın emriyle hareket etmekte devam eder. Onlar hak üzerinde oldukları halde, kıyamet kopana kadar kendilerini terk eden ve muhalefet eden kimsenin onlara bir zararı dokunmaz. Tâ ki Allah'ın emri gelinceye kadar onlar insanlara galibdirler.
Hz. Muaviye RA (Büyük Kıyamet Alametleri, 472/1, http://www.aitco.com/sonuyari/public_html/kitap/kiyamet/buyuk.htmhttp://www.aitco.cmehom/sonuyari/public_html/kitap/kiyamet/buyuk.htm


Müslümanlar birbirbirine kenetlenmiş betonarme bir bina gibi adeta saf bağlayarak, birlikte olarak, kahpelik yapanlara, müslümanlara oyun oynayanlara ve aşağılık insanlara karşı, haksızlıklara ve adaletsizliklere karşı mücadele ederler. Burada en önemli konu müslümanların kenetlenmiş şekilde hareket etmeleridir.

- 20 -
Ve haklarına saldırıldığı zaman, birlik olup karşı koyanlardır.
(Şura Suresi, 39)
Müslümanlar haklarına saldırıldığı zaman (haksızlığa uğradıkları zaman) birlik olup karşı koyanlardır. Bu müslümanın bir vasfıdır. Kendilerine tuzak kurulduğunda, oyun oynandığında, zulüm yapıldığında, tuğyan ve ehli dalaletin saldırısına uğradıklarında birlik olarak mücadele ederler. Küfür ve ehli dalalet, Müslümanların inançlarını yok edebilmek için birbirlerinden ayrılmalarını ve böylece güçsüz düşmelerini beklerler. Gerçek bir mümin de böyle bir tuzağa asla düşmez.


- 21 -

Meryem Suresi'nin 98. ayetinde; "Görmedin mi, biz gerçekten şeytanları, kafirlerin üzerine gönderdik, onları tahrik edip kışkırtıyorlar." şeklinde işaret edildiği üzere masonlar, ahir zamanda bir kısım ateistleri, komünistleri ve bir kısım derin devlet çetelerini Müslümanların üzerine kışkırtacaklardır. 
Bu olay, hadislerde çok detaylı olarak anlatılmaktadır. Buna deccal komitesi denmektedir. Bu fitne-fesat güruhu Müslümanlara karşı her türlü kahpe saldırıda bulunacaklar, her türlü melaneti, oyunu işlemeye kalkışacaklar, her çeşit tuzağı kurmaya çalışacaklardır. Fakat Allah, onların bu oyunlarını başlarına geçirecektir.


- 22 -
Çünkü onlar üzerinize çıkıp gelirlerse, sizi taşa tutarlar veya dinlerine geri çevirirler; bu durumda ebedi olarak kurtuluş bulamazsınız." (Kehf Suresi, 20)
Eğer güç yetirirlerse, sizi dininizden geri çevirinceye kadar sizinle savaşmayı sürdürürler; sizden kim dininden geri döner ve kafir olarak ölürse, artık onların bütün işledikleri (amelleri) dünyada da, ahirette de boşa çıkmıştır ve onlar ateşin halkıdır, onda süresiz kalacaklardır. (Bakara Suresi, 217)
İnkar edenler, resullerine dediler ki: "Muhakkak (ya) sizi kendi toprağımızdan süreceğiz veya dinimize geri döneceksiniz." Böylelikle Rableri kendilerine vahyetti ki: "Şüphesiz Biz, zulmedenleri helak edeceğiz. (İbrahim Suresi, 13)
Ayetlerde gördüldüğü gibi dinsiz, imansız olan tuğyan ve dalalet kendi fitnelerine ve düşüncelerine insanları çevirmek için uğraşacaklar, bunu elde etmek için her türlü melaneti işleyeceklerdir. Samimi inananlar buna karşı, ilmi-bilimsel metodlarla yiğitçe mücadele ederek karşı koyacaklar ve zafer kazanacaklardır.


- 23 -

HAKKI GASPOLUNAN VE İNKAR OLUNAN MAZLUM İMAMINIZ VE BU (GAYBETİN) SAHİBİ (HZ. MEHDİ) ONLARIN ARASINDA DOLAŞIR, PAZARLARINDA GEZER, ONLARIN BASTIĞI YERLERDEN GEÇER. AMA ONLAR ONU TANIMAZLAR TA Kİ SONUNDA ALLAH KENDİSİNİ ONLARA TANITMASI İÇİN TIPKI HZ. YUSUF'A İZİN VERDİĞİ GİBİ ONA İZİN VERİR. (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 189)

Hakkı gasp olunan ve inkar edilen mazlum; yani iftiralara uğramış olup da masum, suçsuz olan Mehdi insanlar arasında, pazarlarda dolaşacak, ancak insanlar Mehdi olduğunu ummadıkları için, herhangi bir insan zannederek  onu anlamayacaklardır.


- 24 -
Küfr ve dalalet azgın olduğu için Hz. Mehdi mecburen yaşamını gizli olarak sürdürecektir:
Sakr b. Ebi Delf rivayet ediyor, duydum İmam Muhammed Taki buyuruyordu:
Doğrusu şu ki, Hasan (Askeri)'den sonra hak üzere oğlu Kaim ve muntazar (beklenilen)dir. Sordum: Ey Allah'ın Resulü'nün torunu, niçin 'Kaim' adını almıştır?
Buyurdu: Çünkü o, unutulmuş olduğu ve İmamlığı kabul edenlerin çoğu kendilerine sırt çevirdikleri bir sırada kıyam edecektir.
Sordum: Onun "muntazar" (beklenen) diye adlandırılmasının sebebi nedir?Buyurdu: Çünkü o, yaşamını gizli sürdürecek, bu pek uzun sürecek, gelişi pek uzayacak. İhlaslı kimseler ortaya çıkışını bekleyeceklerdir...

Hz. Mehdi, kıyametin kopmasına benzer tarzda aniden zuhur edecektir:
Ahmed b. Muhammed İmam Hasan Mücteba'ın şöyle buyurduğunu rivayet ediyor.
"Dedem Resullullah'a sordum: Biz Ehl-i Beyt'ten Kaim ne zaman kıyam edecektir? Buyurdu: Ey Hasan! O, yere ve göğe pek ağır gelen "o saat"e benzer, aniden / birdenbire zuhur edecektir."


Kumeyt b. Zeyd el-Esedi, İmam M. Bakır'dan rivayet ediyor.
"Allah'ın Resulünden bir konuda (yani Mehdi'nin kıyamı hakkında) soruldu; buyurdu: O, "saat"e benzer, ancak aniden zuhur edecektir."


Dı'bil b. Ali el-Hüzai, İmam Rıza'dan rivayet ediyor:
"Resullullah'a; Ey Allah'ın Resulü, soyunuzdan olan Kaim ne zaman kıyam edecek, diye soruldu. (Efendimiz) buyurdu; O, 'O saate' (kıyamet olacağı ana) benzer, onun zamanını Allah'tan başkası bilmez. Ancak aniden vuku bulur."



- 25 -
Ateistlerin sözde ilahı olan Darwin ve Darwinizm'i Adnan Oktar yerlebir edince bütün ateist ve materyalistler ittifak ederek ona karşı tavır oluşturdular. Buna bakan Kuran ayeti:
"Bizim ilahlarımıza bunu kim yaptı? Şüphesiz o, zalimlerden biridir" dediler. (Enbiya Suresi, 59)
Dediler ki: "Öyleyse, onu insanların gözü önüne getirin ki ona (nasıl bir ceza vereceğimize) şahid olsunlar." (Enbiya Suresi, 61)

- 26 -
Mehdi'nin gaybetleri muhteliftir. İlk gaybetinde insanlara zaman zaman görünecek, zaman zaman kaybolacak, birinci gaybeti böyle devam edecektir. Muhtemelen bu çeşitli tutukluluk halleri şeklinde olacaktır. İkinci gaybeti ise uzunca ve kesintisiz olacaktır. Bu da uzun bir mahkumiyete ve sürgüne işaret etmektedir.
"Ebu Basir der ki: İmam Muhammed Bakır Aleyhisselam'ın şöyle buyurduğunu duydum: "Bu GAYBETİN (Mehdi'nin) sahibinde dört peygamberin sünneti vardır:... Dedim ki: "Hz. Yusuf'un sünneti nedir?" Buyurdu ki: "Zindan ve gaybet."...
(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 190)

Bu rivayette mahkumiyete açıkça işaret edilmektedir.
Benim Ehl-i Beytim (Peygamber Efendimiz (sav)'in Hz. Mehdi dahil tüm torunları) muhakkak benden sonra bela, kaçırılma ve SÜRGÜNE uğrayacaktır.
(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 14) (Kütüb-ü Sitte Muhtasarı, c.17, s. 556)

Bu rivayette de açıkça sürgüne işaret edilmektedir.
Allah bir ayetinde bu durumu şöyle bildirir:
Hani o inkar edenler, seni tutuklamak ya da öldürmek veya SÜRGÜN ETMEK amacıyla, tuzak kuruyorlardı... (Enfal Suresi, 30)

- 27 -

İsmail bin Cabir der ki: Ebu Cafer Muhammed bin Ali aleyhisselam şöyle buyurdu: "Bu emrin sahibi (Hz. Mehdi) bu yerlerden birinde gaybete çekilecektir (hapsedilecek veya tutuklanacaktır). ... Öyle ki zuhurundan önce ona hizmet eden şahıs gelecek ve Hz. Mehdi'nin bazı ashabı ile görüşecek ve onlara diyecek ki: "Siz kaç kişiniz? Kırk kişi kadarız. Dediklerinde şöyle buyuracak: Eğer sahibinizi görürseniz ne yaparsınız? Diyecekler ki: Vallahi eğer bize dağı yerinden oynatmamızı emretse dahi yaparız... (Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s .208)


Hz. Mehdi'nin talebeleri onun gaybet döneminde (hapis veya tutukluluk döneminde) son derece kararlı olacaklardır. İnkar edenler ve münafık tıynetli insanlar bu dönemde Hz. Mehdi'nin talebelerinin dağılacaklarını düşünürlerken, onlar tam tersine bir güç elde edeceklerdir. İnanılmaz ve kahredici bir güç, kudret, azim ve kararlılık oluşacaktır. Bu güç ile İslam ahlakı dünyaya hakim oluncaya kadar muazzam hizmetler yapacaklardır ve bu, onlardan sonraki nesillere ve sonra da kıyamete kadar da devam edecektir.
Ümmetimden bir taife kıyamet kopuncaya kadar yardım görmekte devam eder. Kendilerini terk edenlerin ayrılmaları da onlara bir zarar vermez.(Ramuz El-Ehadis, 472 (Hakimin Müstedreki)


- 28 -

Hükeym bin Sa'd şöyle der: İmam Emirülmüminin Ali aleyhisselam'ın şöyle buyurduğunu duydum: "Kaim (Mehdi) aleyhisselam'ın ashabı gençtir ve içlerinde yaşlı yoktur; Ancak gözdeki sürme veya azıktaki tuz kadardırlar. Ve azıktaki en az şey, tuzdur."
(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s .374)


Rivayette Hz. Mehdi'nin cemaatinin gençlerden oluşacağı bildirilmektedir. Ayrıca sayılarının da çok az olacağına işaret edilmektedir.
Bediüzzaman Said Nursi de Hz. Mehdinin cemaatinin çok az sayıda olacağını ancak buna rağmen manen çok güçlü bir topluluk olacağını bildirmiştir:
Bu (Mehdi'nin) vazife(si)nin istinad ettiği (dayandığı) kuvvet ve manevi ordusu, yalnız ihlas ve sadakat ve tesanüd (dayanışma) sıfatlarına tam sahip olan bir kısım şakirdlerdir (öğrencilerdir). NE KADAR DA AZ DA OLSALAR, manen bir ordu kadar kuvvetli ve kıymetli sayılırlar.
(Emirdağ Lahikası, 259)



- 29 -

Dedi ki: Ey Emirülmüminin! Bu Mehdi kimdendir? Buyurdu ki: Benî Haşim'dendir, arapların yüce dağının zirvesinden. O öyle bir denizdir ki ona giren kaybolur. Kendisine sığınanlar için amandır, halk kinle dolduğunda onları pâk kılan mâdendir, ölüm nazil olduğunda korkmaz, ölüm ona vardığında sarsılmaz, savaş meydanında saldırdığında asla geri çekilmez. Tecrübelidir, galiptir, muzafferdir, arslandır, sağlamdır, kavminin direğidir, cesurdur, Allah'ın kılıçlarından bir kılıçtır, reistir, herkesi etrafında toplar, yücelik ve şerefin kaynağı olan evde büyümüştür, onun yüceliği en asil yücelikten kaynaklanır. Hiçbirşey seni ona biat etmekten alıkoymasın, seni engelleyenler her zaman fitneye sığınanlardır. Eğer konuşurlarsa şerr konuşurlar, eğer susarlarsa fasit ve fasıktırlar..."
(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 250)

Rivayette Mehdi'ye gençlerin yaklaşmasını engelleyenlerin her zaman fitne ile hareket ettikleri belirtilmiştir. Mehdi düşmanlarının konuştukları zaman şerr, kötülük konuştukları bildirilmiştir. Sussalar dahi içlerinde bozgunculuk ve fesat barındırırlar.


- 30 -

Abdullah bin Zamre, İbn-i Mâti-i Himyeri (Kâ'b-ul Ahbar)'den nakleder ki şöyle dedi: "... Kıyam edecek (Kâim) olan Mehdi, Ali'nın soyundandır. O bu yeryüzünü, yeryüzünden başka bir hale getirecektir. Rum ve Çin'in hrıstiyanların'ın aleyhinde İsa bin Meryem ile delil getirecektir. Kâim Mehdi, Ali'nin neslindendir. (Seyyittir) Hayırda, görünüşte ve ahlakta en çok Hz. İsa'ya benzeyen odur. Allah peygamberlere verdiği (azameti) ona da verecektir. Ona faziletler ve ziynet verecektir. şüphesiz Mehdi, Ali'nin evladıdır. Onun gaybeti (kayboluşu, hapis dönemi), tıpkı Yusuf'un gaybeti gibidir ve onun dönüşü tıpkı İsa bin Meryem'in dönüşü gibidir. (Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s .169)

Rivayette Hz. Mehdi'nin gaybetinin (Hapis döneminin) Hz. Yusuf'un gaybetine (hapis dönemine) benzeyeceği bildirilmiştir. Bu gaybetin (hapis döneminin) ardından Hz. Mehdi, Hz. İsa'nın dönüşü gibi daha güçlenmiş ve etkili olarak geri dönecektir. Bu rivayet, Hz. İsa'nın Hz. Mehdi'nin döneminde döneceğine de işaret etmektedir.


- 31 -

Süleyman bin Bilâl der ki: İmam Cafer-i Sadık aleyhisselam babasından o da dedesinden nakleder ki Hz. Hüseyn aleyhisselam şöyle buyurdu: Birgün adamın biri Emirülmüminin Ali aleyhisselam'ın yanına gelerek: "Ey Emirülmüminin! Bize şu Mehdi'nizden bahseder misin? Diye arzedince şöyle buyurdu: "GİTMESİ GEREKENLER GİDİP DE MÜMİNLER AZALDIĞINDA VE FİTNECİLER GİTTİĞİNDE İŞTE ORADA (YANİ UZAK BİR YERDE ZUHUR EDECEKTİR.)".
(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani Sf 250)

Hz. Mehdi'nin yeniden ortaya çıkışı, cemaatindeki fitne çıkaranların ve münafıkların ayrılmasından ve bu salih topluluğun bu şekilde manen temzilenmesinden sonra olacaktır. Her müslüman topluluğunda münafıklar vardır. Mehdi cemaatinde de bu şekilde kahpe ve aşağılık karakterde insanların bulunması Allah'ın bir adetullahıdır. Allah mehdi cemaatini bu pislik tıynetteki insanlardan temizledikten sonra da müminlerin şevki ve coşkusu her zamankinden daha fazla artacak ve çok daha güçlü hale geleceklerdir.


- 32 -

İmam Zeynelabidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bizim Kaimimiz ile Allah'ın resulleri arasında birtakım benzerlikler vardır. Nuh, İbrahim, Musa, İsa, Eyyub ve Muhammed (s.a.a) peygamberlerin her biri ile bir benzerliği vardır. Nuh ile uzun ömürlü olmasında, İbrahim ile doğumunun gizli olması ve halktan uzak durmasında; Musa ile korku hâli ve gaybette yaşamasında; İsa ile halkın onun hakkındaki ihtilâfa düşmesinde; Eyyub ile belâdan sonra kurtuluşun yetişmesinde; Muhammed (s.a.a) ile de ilim kılıcıyla kıyam etmesinde benzerliği vardır." [7]
Kemal'üd-Din, s.322, bap 31, hadis 3

Peygamberlerin hayatlarında görülen örnekler gibi Mehdinin de hayatında çeşitli zorluklar olacaktır. Hz. Mehdinin muhtelif gaybetleri olacaktır. Bu gaybetler, hapis, sürgün, tutuklama ve gizlenme şeklinde olacaktır. Hz. Musa döneminde olduğu gibi her türlü bela, hapsedilme-tutuklanma tehdidi, suikast tehdidi gibi yüksek risk olan bir ortamda yaşayacaktır. Hz. Yusuf gibi hapsedilecektir. Peygamber Efendimiz (sav)'in küfredenlerle mücadelesi gibi Mehdi de küfredenlerin ideolojilerine karşı ilmi mücadele yürütecektir.


- 33 -

 Nu'mani: Süleyman b. Harun el-İcli rivayet ediyor. İmam Hüseyin'dan duydum buyurdu:
"BU EMRİN SAHİBİNİN (İMAM MEHDİ'NİN) KORUNAN BİR ASHABI VARDIR.İnsanların hepsi onu terketse bile, Allah bu ashabını ona gönderecektir, işte bunların haklarında Allah:
"Bunlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiklerimizdir. Eğer bunları tanımayıp-küfre sapıyorlarsa, andolsun, biz buna (karşı) inkâra sapmayan bir topluluğu vekil kılmışızdır." (6/89) ayetini nazil buyurmuş ve yine onlar hakkında: "Ey iman edenler, içinizden kim dininden geri döner (irtidat eder)se, Allah (yerine) kendisinin onları sevdiği, onların da kendisine sevdiği mü'minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı ise 'güçlü ve onurlu,' Allah yolunda cihad eden ve kınayıcının kınamasından korkmayan bir topluluk getirir. Bu, Allah'ın bir fazlıdır, onu dilediğine verir. Allah (rahmetiyle) geniş olandır, bilendir." (5/54) buyurmuştur.


Geleceği birçok rivayetle müjdelenmiş olmasına rağmen Hz Mehdi'nin gelişine inanmayacak ve ona karşı mücadele edecek bir çok kişi olacaktır. Ancak Hz. Mehdi'nin, Allah'ın koruması altında olan ve kendisine çok sadık bir cemaati bulunacaktır. Ahir zamanda küfre karşı yapacağı ilmi mücadelede de Hz. Mehdi'ye bu cemaati yardımcı olacaktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder